All Posts By

selamigde

Blog

Vajinismusla Karışabilen Bir Durum: Disparoni

Disparoni Nedir?

DİSPARONİ; Cinsel birleşme sırasında ağrı, acı, yanma , batma hissedilmesidir.

-Vajinal ve dış genital enfeksiyonlar,
-Kistler,
-Tümörler,
-Vajinal kuruluğa sebep olan durumlar
-Doğum travmaları,
-Epizotomi dikişi nedbe dokuları
-Anatomik olarak vajina girişini engelleyen vajinal anomaliler
-Kızlık zarının yapısal değişik durumları mutlaka ayırt edilmelidir.

Blog

Vajinismus Hakkında Bilinmesi Gerekenler!

Vajinismus Hakkında bilinmesi gerekenler nelerdir?

Bugünlerde sizin de dikkatinizi çekiyor mu?  Vajinismus ile ilgili çok fazla yazı yayımlanmakta. Buna rağmen  pek çok kişi vajinismusun ne olduğunu bilmiyor.  Duyduklarında da inanamıyorlar. ‘’ Nasıl  yani ? Nasıl böyle bir şey olabilir ?  Bu kadar kolay bir şey nasıl yapılamaz? ‘’ şeklinde tepkiler veriyorlar. O kişinin o sırada yaşadığı şeyin adeta bir ölüm korkusu ,  panik atak benzeri  bir durum olduğunu anlayamıyorlar. İşte vajinismus hakkında bilinmesi gerekenler:

Vajinismus bir cinsel işlev bozukluğu. Tıpkı erkeklerdeki erken boşalma gibi. Tedavileri de benziyor zaten. Nasıl ki bazı erkekler kontrolsüz boşalıyorlar, isteseler de  boşalmalarını  denetleyemiyorlar vajinismus da kontrolsüz olarak kadın aksini yapmak istese de  gerçekleşiyor. Direk olarak kadını ilgilendiriyor gibi görünse de aslında cinsel işlev bozuklukları çiftin ortak problemidir. Bir şekilde sorun ne olursa olsun herkes kendince bu soruna uyum sağlıyor. Bu sorun çiftin her ikisinde birden iyi veya kötü bir amaca hizmet ediyor. Bu ‘’ bir amaca hizmet etmek ‘’ meselesi psikolojik bir konu ve kişiler genellikle bu amacın ne olduğunun farkında değildirler. Bu konuya başka bir zaman değinmek üzere vajinismus hakkında biraz daha bilgi vermek isterim.

Vajinismus Hakkında Bilinmesi Gerekenler!

Hakkında çıkan yazılara bakıldığında kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğu gibi görülse de, kadınlarda en sık görülen  cinsel sorun cinsel isteksizliktir. Fakat vajinismus çok daha dramatik sonuçlara yol açtığından üzerinde daha çok konuşuluyor ve yazılıyor.

Vajinismus  sık bilinen anlamda kadının çeşitli nedenlerle cinsel birlikteliği  yaşayamaması yani erkek cinsel organını içine bütünüyle  alamaması, bu sırada zorlanması, ağrı duyması, korku ve endişeye kapılması  ve  bu sırada vajina etrafındaki kaslarını istemsiz olarak kasması durumudur. Kadın adeta panik atak benzeri bir durum yaşıyor, kendini kaybediyor, bacaklarını kapatıyor ve eşini itiyor. Bu aynı zamanda jinekolojik muayene olamama, tampon kullanamama, vajinal fitilleri uygulayamama, kendisinin ve partnerinin parmağını vajinasına sokamama şeklinde de kendisini gösterebilir.Sevişmek doğal , içgüdüsel bir eylem olsa da cinsellik hakkında bilginin az olması yada doğru olduğunu sandığımız yanlış bilgiler sadece vajinismus değil diğer cinsel sorunların yaşanmasına da  neden oluyor.

Kız çocuğunun yetişmesi sırasında abartılı bir şekilde erkeklere karşı güvensizlik, bekarete verilen aşırı önem, cinselliğin kötü kadınların işi olduğu mesajları, kanlı çarşaf bekleme gibi kültürel ritüeller, Türk filmleri yada etraftan duyulan  ilk geceye, gebeliğe, doğuma ait korkunç, utanç verici hikayeler, otoriter, baskıcı baba figürü, çocuklukta yaşanan cinsel istismar, mükemmeliyetçi ,kontrolcü kişilik en sık rastladığımız nedenler arasında.Sevdiğin kişiye yakınlaşmanın en son aşaması, evlilik kurumunun en temel taşlarından birisi ve bir çocuk sahibi olmanın doğal bir yolu olan cinsel birliktelik yaşanamadığında sonrasında çiftin her ikisini de etkileyen bir sürü durum ortaya çıkıyor. Bazıları çok erken dönemde çare arayışına girip tedaviye başlıyor ve sorunlarının üstesinden geliyor. Fakat sıklıkla çeşitli bahanelerle tedaviye başlamayı erteliyorlar. Bu bahane üretme süreci çok uzun yıllar alabiliyor.

Zamanla cinsel birliktelik yaşama  korkusunun yanı sıra çocuk sahibi olamama, eşini kaybetme, evliliğini kaybetme korkuları, utanç, suçluluk,  çaresizlik, mutsuzluk ve depresyon hayatın bir parçası haline geliyor. Eşler de buna bir şekilde uyum sağlıyorlar. “Benim için sen daha önemlisin”,”Her şey tam cinsel birliktelik değil”,”Biz böyle de mutluyuz”, gibi sözlerle ya yüzeyel ön sevişmelerle yetinirler ya sevişmekten vazgeçebiliyorlar.Etraftan çocuk sahibi olma yönündeki baskılara dayanamayıp, ya da artık kendileri çocuk sahibi olmak istediklerinde tedavi olmaya karar veriyorlar.

Bundan sonra da maalesef  bu konuda yeterli bilgi ve deneyimi olmayan kişilerce yapılan fiziksel olarak zorlayıcı, sözel olarak aşağılayıcı muayene denemeleri ,kızlık zarının alınması, botoks uygulamaları, buhar vs. bazı  sarhoşluk  veren maddelerin  kullanılması gibi önerilmeyen, etik dışı   tedavi yöntemleriyle  karşılaşabiliyorlar. Zaten uzun süren bir sürecin sonunda tedaviye kendini maddi, manevi ancak hazırlamış olan çift için bu tam bir yıkım oluyor. Hem kendilerine olan inançlarını hem de tedaviye olan inançlarını kaybediyorlar. Yeniden toparlanmaları oldukça zor oluyor. Bu nedenle tedavide ilk adres çok önemli oluyor.

Cinsel ilişki tek başına yaşanan bir eylem olmadığından eşin desteği de  başarıya giden yolda süreyi çok kısaltıyor. Tedavi sürecine katılmak istemeyen erkekler de olabiliyor. Böyle durumlarda elbette tedavi gerçekleşiyor ancak bu tür çiftlerin evlilik çatışmaları yaşamaları ve tedavi süresince ve sonrasında erkeğe ait  cinsel isteksizlik, sertleşme problemleri v.s. yaşamaları daha sık izleniyor.

Kadının problemi çözülürken daha önce dikkat çekmeyen erkeğin problemi ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle tedavi uygulamalarında, hem kadının  hem de  erkeğin  cinselliği  ile ilgili bütüncül,  psikolojik, bilinçlendirici ve davranışçı tedaviler uygulanmalıdır. Bunun yerine sadece vajinismusa odaklanarak yapılan tedavilerde o an için sorun çözülmüş  gibi görünebilir. Ancak  problem daha sonra  genellikle şekil değiştirerek hem kadında hem de erkekte diğer cinsel sorunlarla devam edebilir.Şunu belirtmek gerekir ki  vajinismus sorunu yaşayan kadın,  bu konuda yeterince bilgili ve deneyimli bir cinsel  terapistin  rehberliğinde, eşinin de  desteği ile  % 100 bir şekilde sorunundan tamamen kurtulur.

Vajinismus Belirtileri Nelerdir?

Blog

4 Maddede Cinsel İlişkide İlk Gece

Cinsel İlişkide İlk Gece hakkında merak edilenler, sıkça sorulanlar…

Evlilikte ilk cinsel birleşme , çiftlerin hayatları boyunca hatırlayacakları en önemli anlarından birisi olacaktır. cinsel i̇lişkide i̇lk gece durumunu özel kılmak, işkence haline dönüştürmeden , stres ve kaygıdan uzak mutlu bir şekilde hatırlamak hiç de zor değil. Unutulmamalıdır ki ilk birliktelik çiftlerin her ikisini de ilgilendiren bir durumdur.
Çiftler ilk gecede yoğun bazı duygular içinde zevk ve hazdan uzaklaşabiliyorlar. Yaşayacakları yakınlaşmadan ve tutkudan , vücudundan, ebeveynlerinden , erotizmden utanma, kızlık zarının açılmasıyla ilgili abartılı bir fiziksel ağrı yaşama korkusu , hamile kalma korkusu ,performans anksiyetesi gibi başarılı olamama ve uygun karşılık verememe endişesi , suçluluk ve günahkarlık duyguları ile karşı karşıya kalabiliyorlar.

Cinsel İlişkide İlk Gece

Cinsel İlişkide İlk Gece  çiftler ilk geceye nasıl hazırlanmalı, neler yapmalı, ilk gecede ne gibi durumlarla karşılaşılabilir?

1 Çiftler cinsellik üzerine konuşmalı

Çiftler cinsel konuları ertelememeli, muhakkak konuşmalıdır .Özellikle cinsellik ülkemizde konuşulmayan, konuşulduğunda ise ayıplanan bir konu. Böyle olunca çiftler cinsellik konusunu sürekli öteleyerek, her şeyi ilk geceye yüklüyor. Biriken tüm konular ilk gecede açılınca sonuç pek de istenildiği gibi olamayabiliyor.

2 Cinsel danışmanlık hizmeti alınmalı

Belki de en önemli konu bilgilenme ve yanlış bilinen doğruların düzeltilmesidir. Bunun için cinsel danışmanlık hizmeti almak, ilk gece öncesi oldukça faydalı olacaktır. Çiftlerin bir cinsel terapiste giderek cinsellik hakkında bilgi alması daha hazırlıklı olmaları ve bir sorun varsa bunun açığa çıkmasında oldukça önemlidir.

3 Aceleye getirilmemeli

Hiçbir şey kaçmıyor.Apar topar yangından mal kaçırırcasına cinsel ilişki yaşamak çiftleri çok da mutlu etmeyecektir. Birkaç gündür olan yorgunluk ve uykusuzluğa bir de düğün koşturmacasının yorgunluğu eklendiğinde gecenin sonunda tükenmiş haldeyken ille de tam bir cinsellik yaşama denemesi çiftlerin birbirlerine eziyetinden daha öteye gidemez.

Sıklıkla gün boyunca bir şey yenilmemiş, içilmemiş olduğundan biraz meyve ve hafif içecek alınıp ,kıyafetlerden kurtulup ,rahatlatıcı bir duş ve arkasından sadece dokunuşlara odaklanarak çiftlerin birbirlerine yapacakları masaj, arkasından da güzel bir uyku, ertesi güne daha enerjik başlanıp kalınan yerden daha neşeli devam edilmesi için harika bir seçenektir.

4-Anlayışlı olunmalı

cinsel i̇lişkide i̇lk gece utanan ya da istek sorunu olan kişiler, partnerlerini memnun edemediklerinde daha da tedirgin olurlar. Çiftlerin birbirlerine karşı anlayışlı olması, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleşebilmesi için oldukça önemli.

Cinsel i̇lişkide i̇lk gecenin olumlu yönde ilerlemesinin altın kuralı; iyi bir iletişim içinde olarak partneri rahatlatmak , eğer kişi ilişkiye girmeyi istemiyorsa zorlamamaktır.

Ülkemizde bu konuda önemli görev erkeğe düşmektedir. İlk cinsel ilişkide kadın canının yanacağını düşünebilir ve kendini kasabilir. Oysaki rahat bir biçimde, korkulardan arınmış olarak girilen cinsel ilişki, gayet sağlıklı bir biçimde gerçekleşebilir. Erkek eşine güven vererek ona karşı hoşgörülü anlayışlı sevecen ve duyarlı olmalı, onu rahatlatmalıdır. Kadın da eşine güvenmeli, cinselliği adeta birlikte yapılan bir dans misali ruhunda hissedip gevşemeli ve birlikte rahatlama ve haz alma yoluna gidilmelidir.

Hürriyet Aile’de yazdığım Kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğu “vajinismus” makalemi okumanızı öneririm.

Blog

Mutlu bir ilişki için 5 altın anahtar

Mutlu bir ilişki konusunda sık sık sorular alıyorum. Dünyada boşanma oranları giderek artarken, aşklar büyük bir hızla kendini tüketirken gerçek sevgiyi bulmak konusunda bir ümitsizlik yaşıyor musunuz?

Mutlu bir ilişki hayal değil…

Buna rağmen mutlu beraberlikleri olan, ilişkilerini herşeye rağmen ayakta tutmayı başaran pek çok çifti de görüyorsunuz.

Onlar gerçekten şanslı mı?

Yoksa şanslarını kendileri mi yaratıyorlar?

İşte size mutlu bir birlikteliği devam ettirmenin altın anahtarları:

1-En önemlisi emek vermeniz gerektiğini bilmenizdir. Tıpkı ilişkinizin başında yaptığınız gibi. Kendi haline bırakıp içinizden geldiği gibi davranırsanız sonu hiç de mutlu bir birlikteliğe gitmeyecektir.

2-Doğru iletişim tekniğini kullanmalısınız. Herşeyden önce konuşmalısınız. Konuşurken suçlayıcı olmadan duygularınızı ön plana çıkarmalısınız.O zaman herşey daha kolay olacak inanın.

3-İlişkideki heyacanın ve tutkunun ilk günkü gibi devam edebilmesi için partnerinizle aynı olmayı engelleyin. Farklılıklarınız heyecan yaratır. Sosyalleşin, kültürel faaliyetlere katılın, kültürel aktiviteleri takip edin, bir hobi edinin. Böylece konuşacak ve paylaşacak çok şeyiniz olacak ve ilişkinizin monotonluğa gitme riski azalacak

4-Partnerinize onun dilinden onu sevdiğinizi gösterin ve söyleyin. Kadın ve erkeklerin sevgi dillerinin farklı olduğunu unutmayın.

5-Cinsel yaşantınızı renklendirin.Unutmayın ki iyi bir cinsel yaşam ilişkinin en önemli temel taşlarından birisidir.

Vajinusmus Konusunda 10 Yanlış Bilgi ve Önerilmeyenler makalemizi okudunuz mu?

Vajinismus Başarı Hikayeleri

“Hocam inanamıyorum, gerçekten bitti mi?”

"Hocam inanamıyorum, gerçekten bitti mi?""

“Hocam inanamıyorum, gerçekten bitti mi?””

Evet… İşte sonunda 1.5 yıl sonra bende bu satırları yazıyorum. Defalarca okuduğum, okurken “acaba bir gün olur mu ki?” dediğim mucizeyi yaşayan biri olarak yazıyorum ne mutlu ki. Hatırlamak istemediğim günler, dökülen gözyaşları, uykusuz geceler hepsi bitti artık. Kurtuldum! Adını bile söylemek istemediğim vajinismustan! Hayatımın kalanının, bu illet yüzünden mutsuz huzursuz geçeceğini düşündüğüm sıradan bir gündü ve bir anda çıktı karşıma benim mucizem… Tabiki o mucize “Dilek Hocam”.

İlk seansa giderken içimdeki heyecan, endişe doluydu. Ne olacak ? nasıl olacak ? derken kapıdan o ilk karşılaşmasıyla, sıcaklığıyla,o insanın içini ısıtan gülümsemesiyle önce ruhumun tedavi olmaya başladığını hissettim. Sonraki seanslarda zaten her şey bir bir yoluna girmeye başlamıştı. Artık gözyaşlarım üzüntüden, çaresizlikten değil de mutluluktan akmaya başlamıştı.

Ve 4. Seansta Dilek Hocam’a “Hocam inanamıyorum, gerçekten bitti mi?” diye tekrar tekrar soruyordum ve can hocam da bıkmadan “Evet bitti, başadın. Bunu sen yaptın!” diye o güzel kelimeleri söylüyordu bana. Evet artık her şey gerçekten bitmişti. Rabbimin bana mucizesi Dilek Hocam sayesinde her şey bitmişti. Eşimle sanki yeni evlenmiş gibiyiz, evimize o ilk gün ki huzur, neşe yeniden geldi…

Şuan hayatımızın her anı daha dolu daha güzel geçiyor. Fakat bu tedavi sürecinin sonunda o kadar güzellik içinde en zor olanı Dilek Hocam’in verdiği huzuru,enerjiyi, gülüşünü, sıcaklığını ve en önemlisi “bir anne, bir abla” gibi verdiği desteği özlemek oluyor…

Ama bunu okuyan güzel insan, sakın bekleme daha fazla, üzme kendini. Her geçen gün çaresizliğin içinde daha fazla boğulma. Teslim et kendini Dilek Hocamın ellerine, bırak harika serüven başlasın!

Sevgilerle Kocaeli’den Ç.S

Vajinismus Başarı Hikayeleri

“Vajinismusu çözmek için önce inanmak ve sabır gerek.”

"Vajinismusu çözmek için önce inanmak ve sabır gerek."

“Vajinismusu çözmek için önce inanmak ve sabır gerek.”

Canım hocam,

inanın söze nasıl başlayacağımı ne diyeceğimi bilmiyorum çok heyecanlıyım, duygularım karmakarışık bir halde…

2 buçuk yıldır artık adını dahi anmak istemediğim bu hastalıktan çok şükür KURTULDUM ve inanamadım, hâlâ rüyada gibiyim, oldu mu, bitti mi, bu kadar mı dedim?  Ve bittiğinde mutluluktan ağladık eşimle, birlikte sabrın sonu selametmiş bunu anladık. Biz çok sabrettik, çok zor süreçlerden geçtik bunu sadece bu durumu yaşayanlar bilir…

Şu an bu mesajı size yazıyor olduğuma bile inanamıyorum, acaba ben de bir gün yazacak mıyım diyordum kendi kendime, çok şükür oldu, hayallerimiz gerçek oldu. İnandık ve başardık hep birlikte. Vajinismusu çözmek için önce inanmak ve sabır gerek ve tabii ki sizi gerçekten anlayan bir doktor.

Ben doktorlar konusunda çok tecrübeli biri olarak söylüyorum bunu; Dilek hanım bir doktordan daha fazlası,  aile dostu, abla, anne gibi…

Ses tonunuz bile rahatlamama sebep oluyor, dilimden düşürmüyorum sizi 😍

Bu hastalıkla mücadele edenlere mesajım, lütfen lütfen beklemeyin. Kaderinize razı olmayın, kendinize inanın ve Dilek hocamın kapısını çalın. Gerisi kendiliğinden geliyor. ☺

Sakarya’dan Ş.B.

Orgazm Bozukluğu

Orgazm Olamayanlar İçin 6 Harika Öneri!

Siz de hiç orgazm olduğunuzu hatırlamıyorsanız endişelenmeyin, sizin gibi birçok kadın var. Kadınların sadece 3’te biri seks sırasında düzenli olarak orgazm olurken dört erkekten 3’ü her zaman orgazm oluyor. 

Çoğu kadın cinsel ilişki sırasında orgazm olamazken bazıları mastürbasyonla orgazm olabiliyor. Ama neyse ki orgazm sonradan öğrenilip geliştirilebilir bir şey. 

İşte orgazmı kolaylaştıracak 6 öneri:

  1. Beslenmenize dikkat edin

Doğru beslenmek hem libido ve hormonlarınızı etkiler. Az şeker tüketimi, yeterli protein ve sağlıklı yağ içeren bir beslenme hormonlarınızı iyi yönde etkiler. Kullandığınız haplar da libidonuzu düşürüyor olabilir. 

  1. Spor Yapın

Kadınlarda orgazm sorununun suçlusu kas sıkışmaları ve yapısal düzensizlikler de olabilir. Yoga veya basit esneme hareketleri bu tür sıkışmaları açmanın harika bir yolu.

  1. Stresi Azaltma Çalışmaları yapın

Stres, kortizol üretilmesine sebep olur, bu da uyarılmayı sağlayacak hormonların baskılar. Orgazm olmanızı sağlayan kaslar çalışmaz. Kendinizi stresten arındırmaya çalışın, güvenli bağ kurun ve duygusal açıdan yakınlık oluşturun.

  1. Beyni Önemseyin

En önemli cinsel organımız beyin demiştik, orgazm büyük ölçüde beyinle ilgilidir. Yaşanan bazı tecrübeler, ilişkilerdeki rutin vs gibi durumlar uyarılmayı engeller. Tabii nöron bağlarımız yeniden eğitilebilir. Bunun için uyarılmanızı sağlayan şeylerin neler olduğunu bulmaya çalışın.

  1. Mastürbasyon Yapın

En önemli maddelerinden biri kendinizi keşfetmek, nelerden hoşlandığınızı, nasıl dokunulmak istediğinizi bilmektir. Sonra bu keşiflerinizi nazikçe partneriniz ile de paylaşın.

  1. Dışarıdan yardım alın

Bu seçenekleri denediyseniz ve hala orgazm sorunu yaşıyorsanız size yardımcı olabilecek bir cinsel terapiste ulaşın. Uzman desteği ile bazı sorunların çözümü düşündüğünüzden de kolay olabilir. Birkaç seans terapi, doğru bakış açısı, mevcut sorunu görebilme ve çözüm için çabalama ile sorununuzu uzman yardımı ile en hızlı şekilde çözebilirsiniz.

 

 

Blog

İlk Gece Cinsellikte Bilgi Eksikliği Erkekleri Telaşlandırıyor!

Cinsellik ile ilgili doğru cinsel bilgi ve tecrübesi olmayan bir erkek ilk cinsel ilişkisinde partnerini yeterince tatmin edip edemeyeceği yönünde kaygılar yaşar. Çiftlerin karşı cinsin genital yapısı ile ilgili de yanlış veya eksik bilgileri olması, cinsel birleşme esnasında ne yapacaklarını bilememelerine ve paniklemelerine sebep olmaktadır.  Ayrıca performans ve partnerinin canını yakabileceği endişesi ile erkek de kadına ihtiyacı olan güven ve desteği vermekte başarısız olur.

Erkek ilk cinsel deneyiminde aşırı uyarılma ve heyecanın etkisi ile erken boşalma da yaşayabilir. Aslında erkeklerde boşalma kontrolü tecrübeyle ve zamanla öğrenilir, ilk deneyimlerde bu kontrolü sağlamaları çok zordur. Erken boşalma endişesi ile erkek ilişkiyi bir an önce gerçekleştirme telaşına girer ve ön sevişmeye yeterince zaman ayırmaz, bu sebeple kadını yeterince rahatlamaz ve onun zihinsel ve bedensel olarak cinsel ilişkiye hazır hale gelmesini sağlayamaz.

Cinsel ilişkide ön sevişme olmadan aceleye getirilen bir cinsel ilişki kadının kasılmasına ve birleşmenin kadın için ağrılı hale gelmesine yol açar.  Kadın bu ilk ağrılı deneyimden sonra yine ağrı duyacağı korkusu ile kendini kasar ve bu durum giderek olumsuz bir şartlamaya dönüşür, vajinismus’a, cinsel isteksizliğe vb birçok cinsel soruna zemin hazırlar.

 

 

 

Blog

Cinsellik hakkında yeterince bilgi sahibi miyiz?

Sağlıklı bir cinsel yaşam, çiftlerin birbiriyle sağlıklı bir iletişim kurabilmelerinin temelinde yatan en önemli etkendir.

Dünya Cinsel Sağlık Gününü kutladığımız bugün kadın-erkek, genç-yaşlı herkesin cinsellik konusunda yeterli ve doğru bilgisinin olup olmadığı sorusu geliyor aklımıza ve ne yazık ki cevabımız hayır. Hem toplumuzdaki tabular hem yetiştirilme tarzı hem de cinselliğe bakış açımız sebebi ile sağlıklı cinsellik ve cinsel eğitim konusunda dünyanın çok gerisinde kalmaktayız. Dünya genelinde kutlanan Cinsel sağlık günü, ayrım yapmaksızın her türlü kişisel tercihe saygı duyarak, herkesi cinsel sağlık konusunda aydınlatmayı ve doğru bilgiye ulaştırmayı amaçlamaktadır.

Cinsel yaşamın, sağlıklı yaşamın bir parçası olduğu anlaşılıp, kabul edilebilir.

Cinsel yaşamın mümkün olduğunca daha çok ülke tarafından önemsenmesi ve toplumun bilimsel normlara doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Bu sayede, konuşulmasının ayıp, günah veya yasak olduğu bilinen ve düşünülen cinsel yaşamın, sağlıklı yaşamın bir parçası olduğu anlaşılıp, kabul edilebilir.

Rahatlıkla konuşulabilen, saklanmayan, gizlenmeyen cinsellik ile sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme sağlıklı ilişkilerin gerekliliğidir. Ne yazık ki her gün bunu gerçekleştiremeyen birçok çift ile karşılaşmaktayım.

Bu nedenle bilinçlendirme için her yılın sadece bir gününü cinsel sağlığa ayırmak yerine, çocukluk döneminden hatta ana sınıfından başlanarak, ergenlik çağı ve evlilik öncesi, cinsel danışma ve rehberlik hizmetlerinin devlet tarafından sağlanması gerekmektedir.

Ayrıca ergenlik öncesi, evlilik öncesi cinsel eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sağlanmalı. Toplumumuz cinselliğin çekinmeden doğallıkla konuşabilmeli. Cinselliğini sağlıklı her birey gibi yaşayabilmeli.

Blog

Birbirinizin Sevgi Dilini Anlıyor Musunuz?

Sevgi sadece sözlerle mi ifade edilir, yoksa sevginin erkekten kadına, kişiden kişiye farklı dilleri, farklı sevgi ifadeleri olabilir mi? Çiftlerin çoğundaki iletişim sorunu yıllardır evli bile olsalar aslında birbirlerinin sevgi dillerini anlamalarından kaynaklanmaktadır.

Sevgiyi göstermekten çekiniyorlar

Hem birbirlerinin sevgi dillerini anlamıyorlar hem de sevgiyi göstermekten çekiniyorlar. Toplumumuzda erkekler eşlerine “seni seviyorum” dedikleri zaman, ilişkinin kontrolünü kaybedeceğini, kendilerinin otoritelerinin de zayıflayacağını düşünürler. Kadınlar ise, genellikle sevgiyi ifade etmenin kendilerini basitleştireceği anlayışıyla yetiştirilirler. ‘Seni seviyorum’ demek bile bu kadar zorken sevginin diğer dillerini nasıl anlayacağız? 

Karşı tarafın sevgi dili, dokunmak, hediye almak, beraber zaman geçirmek, yemeğe çıkmak…olabilir o dili fark ederek, o yoldan ilerlemek gerekir. Kimi zaman eşinizin duygularını gösterme şekliyle sizinki aynı değildir. Bu sebeple, eşinin sevgi dilini doğru okuyamayan kişiler iletişim kurmakta güçlük yaşayabilir. Belki de eşiniz size kendi diliyle sık sık sevgisini gösteriyor ama sizin çok kullanmadığınız bir yöntemle bunu yaptığı için fark etmekte zorlanıyorsunuz kimbilir?