Kategori

Basın Odası

Basın Odası Blog

Cinsel Fanteziler

Bir ilişkiyi veya evliliği yıllarca aynı tutku ve heyecanla sürdürmek…

Eminim bunun için pek çok şey maddeler halinde sıralanabilir.

Konumuz cinsellik olunca tam da fantezi kurma zamanı…

Türk Dil Kurumuna göre “Fantezi” kelimesi sonsuz, sınırsız hayal, değişik heves’’ anlamına geliyor. Aslında pek çok şey için fantezi kurulabilir ama fantezi dendiğinde ilk akla gelen cinsel fanteziler oluyor.

Cinsel fanteziler en büyük cinsel organımız olan beynimizin bize sunduğu sınırsız bir hizmettir. Genellikle hep aynı yaşanan cinsellik, zamanla cinsel istek ve cinsellikten alınan hazzı azaltabiliyor, dolayısıyla hayatı monotonlaştırabiliyor. Kişi cinsel fantezilerle hayal gücünü kullanarak ya da  bu fantezileri aşk oyunları haline getirerek cinsel hayatını daha eğlenceli yapabiliyor.

Cinsel fantezi kurmak kolaydır, ucuzdur,  güvenlidir.

Fanteziler kişinin bilinçaltında istediği halde, gerçek dünyada yapamadığı kendini teşhir etme,  güce teslim olma, güç gösterisinde bulunma, izlenme ve yasak olanı elde etme gibi isteklerinin tatmin edilebilme yoludur. Fanteziler toplumun ayıp, yasak gibi kurallarına takılmadan cinselliğin sınırsızca yaşanmasına olanak verir.

Cinsel fantezi kurmak kolaydır, ucuzdur,  güvenlidir. Cinsel fantezi kurarken kişinin kimseye ihtiyacı yoktur. Yönetmen istediği senaryoyu, istediği mekanda, istediği oyuncularla çekebilir. Arzuların, hayal dünyasında tatmin edilmesiyle kişiler cinsel hayatlarında daha kolay doyuma ulaşabilirler.

Cinsel fanteziler; cinsel isteği, cinsel duyarlılığı, cinsel ilişkiden alınan hazzı arttırır, cinsel hayatı sıradanlıktan kurtararak renkli ve eğlenceli hale getirirler.

Her insan fantezi kurar. Doğaları gereği farklı olan kadın ve erkeğin, fantezileri de farklılık gösterir.

Erkekler, kadınlardan daha çok fantezi kurarlar ve bunu daha çok mastürbasyon sırasında gerçekleştirirler. Erkekler fantezilerinde,  fiziksel yönlere daha çok önem verirler, görsel imajlar ve cinsel organları içeren fanteziler çoğunluktadır. Kadınların fantezi kurması erkeklere nazaran daha azdır. Kadınların fantezileri genellikle duygu yüklü romantik özelliktedir. Kadınlar da mastürbasyon sırasında erotik içerikli fantezi kurabilmektedirler.

Fanteziler, zamanlaması ve dozajı abartılı olmadığı sürece, hayal dünyasında kaldığı, kişinin kendisine, partnerine ya da  topluma zarar vermediği sürece asla sorun yaratmaz.

Fantezi, orgazm olmak için bir zorunluluk haline geldiyse o zaman sorundan bahsedilebilir.

Sonuç olarak cinsel fanteziler,  cinsel hayatı canlandırmak ve çiftin mutluluğunu arttırmak için sonsuz seçenek sunan hayal dünyasının çok önemli  kahramanlarıdır.

Basın Odası Blog

Evlilikte İlk Cinsel Birleşme İçin Çiftlere Tavsiyeler

Evlilikte ilk cinsel birleşme , çiftlerin hayatları boyunca hatırlayacakları en önemli anlarından  birisi olacaktır. Bu birlikteliği gerçekten özel kılmak, işkence haline dönüştürmeden, stres ve kaygıdan uzak mutlu bir şekilde  hatırlamak hiç de zor değil. Unutulmamalıdır ki  ilk birliktelik çiftlerin her ikisini de ilgilendiren bir durumdur.

Çiftler ilk gecede yoğun bazı duygular içinde zevk ve hazdan uzaklaşabiliyorlar. Yaşayacakları yakınlaşmadan ve tutkudan, vücudundan,  ebeveynlerinden ,  erotizmden utanma, kızlık zarının açılmasıyla ilgili abartılı bir  fiziksel ağrı yaşama korkusu , hamile kalma korkusu, performans anksiyetesi  gibi başarılı olamama ve uygun karşılık verememe endişesi, suçluluk ve günahkarlık  duyguları ile karşı karşıya kalabiliyorlar.

Peki çiftler ilk geceye nasıl hazırlanmalı, neler yapmalı, ilk gecede ne gibi durumlarla karşılaşılabilir?

1-    Çiftler cinsellik üzerine konuşmalı

Çiftler cinsel konuları ertelememeli, muhakkak konuşmalıdır. Özellikle cinsellik ülkemizde konuşulmayan, konuşulduğunda ise ayıplanan bir konu. Böyle olunca çiftler cinsellik konusunu sürekli öteleyerek, her şeyi ilk geceye yüklüyor. Biriken tüm konular ilk gecede açılınca sonuç pek de istenildiği gibi olamayabiliyor.

2-    Cinsel danışmanlık hizmeti alınmalı

Belki de en önemli konu bilgilenme ve yanlış bilinen doğruların düzeltilmesidir. Bunun için cinsel danışmanlık hizmeti almak, ilk gece öncesi oldukça faydalı olacaktır. Çiftlerin bir cinsel terapiste giderek  cinsellik hakkında  bilgi alması daha hazırlıklı olmaları ve bir sorun varsa bunun açığa çıkmasında oldukça önemlidir.

3- Aceleye getirilmemeli

Hiçbir şey kaçmıyor. Apar topar yangından mal kaçırırcasına cinsel ilişki yaşamak çiftleri çok da mutlu etmeyecektir. Birkaç gündür olan yorgunluk ve uykusuzluğa bir de düğün koşturmacasının yorgunluğu  eklendiğinde gecenin sonunda  tükenmiş haldeyken  ille de tam bir cinsellik yaşama denemesi çiftlerin birbirlerine eziyetinden daha öteye gidemez. Sıklıkla gün boyunca  bir şey yenilmemiş, içilmemiş olduğundan  biraz meyve ve hafif içecek alınıp, kıyafetlerden kurtulup, rahatlatıcı bir duş ve arkasından sadece dokunuşlara odaklanarak çiftlerin birbirlerine yapacakları masaj, arkasından  da güzel bir uyku, ertesi güne daha enerjik başlanıp kalınan yerden daha neşeli devam edilmesi için harika bir seçenektir.

4- Anlayışlı  olunmalı

Cinsel ilişkide utanan ya da istek sorunu olan kişiler, partnerlerini memnun edemediklerinde daha da tedirgin olurlar. Çiftlerin birbirlerine karşı anlayışlı olması, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleşebilmesi için oldukça önemli. Cinsel ilişkinin olumlu yönde ilerlemesinin altın kuralı;  iyi bir iletişim içinde olarak partneri rahatlatmak, eğer kişi ilişkiye girmeyi istemiyorsa zorlamamaktır. Ülkemizde bu konuda önemli görev erkeğe düşmektedir. İlk cinsel ilişkide kadın canının yanacağını düşünebilir ve  kendini kasabilir. Oysaki rahat bir biçimde, korkulardan arınmış olarak girilen cinsel ilişki, gayet sağlıklı bir biçimde gerçekleşebilir. Erkek  eşine  güven vererek ona karşı hoşgörülü anlayışlı sevecen ve duyarlı olmalı, onu rahatlatmalıdır. Kadın da eşine güvenmeli, cinselliği adeta birlikte yapılan bir dans misali ruhunda hissedip gevşemeli ve birlikte rahatlama ve haz alma yoluna gidilmelidir.

adam in town logo

Basın Odası Blog

Türk Filmleri de Vajinismus Nedeni

Türk Filmlerinde Vajinismus sinemamızda sık sık işlenen bir konudur. Ülkemizde yapılan bir çalışmaya göre cinsel aktif 10 kadından 1 ‘inde vajinismus görülmektedir. Bu oran dünyada görülme sıklığından fazladır. Bu yüksekliğin sebebi toplumumuzun cinselliğe karşı kapalı bakış açısı ve cinsel kimlikle barışık olamamadır. Vajinismus, vajinanın dış 1/3 kısmındaki  pelvik taban kaslarının istem dışı kasılması sonucunda  cinsel birleşmenin yaşanamamasıdır.

Türk Filmlerinde Vajinismus

Vajina içine bir şey alamamak olarak da adlandırılan vajinismus yüzünden ilişki sırasında engel olunamayan kasılmalarla eşlerle cinsel ilişki yaşanamamakta ve çiftler arasında büyük sorunlar yaşanabilmektedir.  Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı  Dr. Dilek Öcal bir kadının vajinismus olduğunu nasıl anlayacağı ile ilgili olarak, ”Vajinismus;  kadınlarda görülen cinsel işlev bozukluklarından bir tanesidir. Aslında cinselliğe karşı abartılı bir şekilde hissedilen panik atak hali ve korku reaksiyonudur. Vajinismuslu kadınlar sıklıkla jinekolojik muayene olamazlar. Vajina içine kendisinin veya eşinin parmağını sokamazlar. Vajinaya tampon, ilaç uygulaması yapamazlar. Cinsel ilişki sırasında eşinin cinsel organını içine alamazlar. Bazı kadınlar bunlardan bazılarını bir miktar yapabilseler bile bu genellikle ağrılı bir şekilde gerçekleşir.  Bazen eşin cinsel ilişki için pozisyon alması bile panik atağı başlatabilir. Bacakları kapatma, eşi itme şeklinde davranışlar görülebilir. Çoğu kadın kendisine dokunamaz bakamaz bile” açıklamasını yaptı.

VAJİNİSMUSTA ERKEN TEDAVİ ÖNEMLİ

Vajinismusta erken tedavinin önemini belirten Dr. Öcal, ”Vajinismusa erteleme-kaçınma hastalığı da denilebilir. Bir şekilde çiftler değişik bahaneler uydurup buna kendilerini de inandırarak vajinismusun tedavisini ertelerler ve böylece yıllar geçebilir. Erken tedaviye başlama sorunun kronikleşmeden çözülmesini sağlar. Zaman geçtikçe kolayca çözümü olabilecek bir durum daha karmaşık hale gelebilir” şeklinde konuştu.

VAJİNİSMUS NEDENİ ‘PSİKOLOJİK’

Vajinismusun nedeni açıklayan Dr. Öcal, “Vajinismusun belirtileri fiziksel olsa da sebepleri psikolojiktir. En sık görülen sebep yeterince bilgili olamamaktan dolayı acıyacak, kanayacak, yırtılacak korkusudur. Cinselliğe ayıp gözüyle bakılması,  kızlık zarının çok değerli olması ve her şeye rağmen korunması gerektiği öğretisi, kız çocuklarına erkeklere güvenmemeleri konusundaki uyarılar, çocukluktan beri duyulan hikayeler, yanlış bilgiler, izlenilen Türk filmlerindeki genç kızların başına gelenler, ağrılı, korkutucu doğum sahneleri, cinsel tacize uğramış olma, zorla evlendirilme, eşini sevmeme, eşle  yaşanan  sorunlar, gebelik korkusu, cinsel  yolla bulaşan hastalıkları kapma korkusu  da vajinismus nedenleri arasında sayılabilir” dedi.

VAJİNİSMUS HASTALARI NADİR OLARAK HAMİLE KALABİLİR

Vajinismus hastalarının çocuk sahibi olmalarıyla ilgili olarak Dr. Öcal,  “Çiftleri doktora getiren en önemli sebeplerden birisi çocuk sahibi olma isteğidir. Vajinismuslu kadınlar nadir de olsa dışarıdan sperm bulaşmasına bağlı olarak hamile kalabilseler de cinsel birliktelik tam olarak yaşanamadığından normal şartlarda hamile kalmaları zordur” ifadesini kullandı. Dr. Dilek Öcal vajinismusun tedavisi ile ilgili olarak,”Vajinismus  bu konuda yeterince bilgili ve deneyimli bir terapistle tedavi imkanı olan, cinsel terapiler arasında en yüz güldürücü olanlardan biridir” şeklinde konuştu.

TEDAVİDE EĞLENCELİ EGZERSİZLER: AŞK OYUNLARI

Eşlerin desteğinin oldukça önemli olduğu vurgulayan Dr. Dilek Öcal, ”Tedavi planında öncelikle tamamen dışarıdan ve yeterince hassas davranılarak hastanın yüzeysel dış genital muayenesi yapılır. Kızlık zarının yapısı ve vajinal girişi engelleyecek bir durum olup olmadığı değerlendirilir.

Ardından cinsellikle ilgili temel bilgilendirme yapılarak, çiftin yanlış bilgi ve inançları düzeltilir. Hatalı davranışlar değiştirilerek ‘’aşk oyunları‘’ adı altında ‘’eğlenceli’’  egzersizler önerilir. Eşin destekleyici davranışları ve tedavi süresinde eşinin yanında olması süreci kolaylaştırır ve tedavi süresini kısaltır” dedi.