Kategori

Blog

Blog

4 Maddede Cinsel İlişkide İlk Gece

Cinsel İlişkide İlk Gece hakkında merak edilenler, sıkça sorulanlar…

Evlilikte ilk cinsel birleşme , çiftlerin hayatları boyunca hatırlayacakları en önemli anlarından birisi olacaktır. cinsel i̇lişkide i̇lk gece durumunu özel kılmak, işkence haline dönüştürmeden , stres ve kaygıdan uzak mutlu bir şekilde hatırlamak hiç de zor değil. Unutulmamalıdır ki ilk birliktelik çiftlerin her ikisini de ilgilendiren bir durumdur.
Çiftler ilk gecede yoğun bazı duygular içinde zevk ve hazdan uzaklaşabiliyorlar. Yaşayacakları yakınlaşmadan ve tutkudan , vücudundan, ebeveynlerinden , erotizmden utanma, kızlık zarının açılmasıyla ilgili abartılı bir fiziksel ağrı yaşama korkusu , hamile kalma korkusu ,performans anksiyetesi gibi başarılı olamama ve uygun karşılık verememe endişesi , suçluluk ve günahkarlık duyguları ile karşı karşıya kalabiliyorlar.

Cinsel İlişkide İlk Gece

Cinsel İlişkide İlk Gece  çiftler ilk geceye nasıl hazırlanmalı, neler yapmalı, ilk gecede ne gibi durumlarla karşılaşılabilir?

1 Çiftler cinsellik üzerine konuşmalı

Çiftler cinsel konuları ertelememeli, muhakkak konuşmalıdır .Özellikle cinsellik ülkemizde konuşulmayan, konuşulduğunda ise ayıplanan bir konu. Böyle olunca çiftler cinsellik konusunu sürekli öteleyerek, her şeyi ilk geceye yüklüyor. Biriken tüm konular ilk gecede açılınca sonuç pek de istenildiği gibi olamayabiliyor.

2 Cinsel danışmanlık hizmeti alınmalı

Belki de en önemli konu bilgilenme ve yanlış bilinen doğruların düzeltilmesidir. Bunun için cinsel danışmanlık hizmeti almak, ilk gece öncesi oldukça faydalı olacaktır. Çiftlerin bir cinsel terapiste giderek cinsellik hakkında bilgi alması daha hazırlıklı olmaları ve bir sorun varsa bunun açığa çıkmasında oldukça önemlidir.

3 Aceleye getirilmemeli

Hiçbir şey kaçmıyor.Apar topar yangından mal kaçırırcasına cinsel ilişki yaşamak çiftleri çok da mutlu etmeyecektir. Birkaç gündür olan yorgunluk ve uykusuzluğa bir de düğün koşturmacasının yorgunluğu eklendiğinde gecenin sonunda tükenmiş haldeyken ille de tam bir cinsellik yaşama denemesi çiftlerin birbirlerine eziyetinden daha öteye gidemez.

Sıklıkla gün boyunca bir şey yenilmemiş, içilmemiş olduğundan biraz meyve ve hafif içecek alınıp ,kıyafetlerden kurtulup ,rahatlatıcı bir duş ve arkasından sadece dokunuşlara odaklanarak çiftlerin birbirlerine yapacakları masaj, arkasından da güzel bir uyku, ertesi güne daha enerjik başlanıp kalınan yerden daha neşeli devam edilmesi için harika bir seçenektir.

4-Anlayışlı olunmalı

cinsel i̇lişkide i̇lk gece utanan ya da istek sorunu olan kişiler, partnerlerini memnun edemediklerinde daha da tedirgin olurlar. Çiftlerin birbirlerine karşı anlayışlı olması, sağlıklı bir cinsel ilişkinin gerçekleşebilmesi için oldukça önemli.

Cinsel i̇lişkide i̇lk gecenin olumlu yönde ilerlemesinin altın kuralı; iyi bir iletişim içinde olarak partneri rahatlatmak , eğer kişi ilişkiye girmeyi istemiyorsa zorlamamaktır.

Ülkemizde bu konuda önemli görev erkeğe düşmektedir. İlk cinsel ilişkide kadın canının yanacağını düşünebilir ve kendini kasabilir. Oysaki rahat bir biçimde, korkulardan arınmış olarak girilen cinsel ilişki, gayet sağlıklı bir biçimde gerçekleşebilir. Erkek eşine güven vererek ona karşı hoşgörülü anlayışlı sevecen ve duyarlı olmalı, onu rahatlatmalıdır. Kadın da eşine güvenmeli, cinselliği adeta birlikte yapılan bir dans misali ruhunda hissedip gevşemeli ve birlikte rahatlama ve haz alma yoluna gidilmelidir.

Hürriyet Aile’de yazdığım Kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğu “vajinismus” makalemi okumanızı öneririm.

Blog

Mutlu bir ilişki için 5 altın anahtar

Mutlu bir ilişki konusunda sık sık sorular alıyorum. Dünyada boşanma oranları giderek artarken, aşklar büyük bir hızla kendini tüketirken gerçek sevgiyi bulmak konusunda bir ümitsizlik yaşıyor musunuz?

Mutlu bir ilişki hayal değil…

Buna rağmen mutlu beraberlikleri olan, ilişkilerini herşeye rağmen ayakta tutmayı başaran pek çok çifti de görüyorsunuz.

Onlar gerçekten şanslı mı?

Yoksa şanslarını kendileri mi yaratıyorlar?

İşte size mutlu bir birlikteliği devam ettirmenin altın anahtarları:

1-En önemlisi emek vermeniz gerektiğini bilmenizdir. Tıpkı ilişkinizin başında yaptığınız gibi. Kendi haline bırakıp içinizden geldiği gibi davranırsanız sonu hiç de mutlu bir birlikteliğe gitmeyecektir.

2-Doğru iletişim tekniğini kullanmalısınız. Herşeyden önce konuşmalısınız. Konuşurken suçlayıcı olmadan duygularınızı ön plana çıkarmalısınız.O zaman herşey daha kolay olacak inanın.

3-İlişkideki heyacanın ve tutkunun ilk günkü gibi devam edebilmesi için partnerinizle aynı olmayı engelleyin. Farklılıklarınız heyecan yaratır. Sosyalleşin, kültürel faaliyetlere katılın, kültürel aktiviteleri takip edin, bir hobi edinin. Böylece konuşacak ve paylaşacak çok şeyiniz olacak ve ilişkinizin monotonluğa gitme riski azalacak

4-Partnerinize onun dilinden onu sevdiğinizi gösterin ve söyleyin. Kadın ve erkeklerin sevgi dillerinin farklı olduğunu unutmayın.

5-Cinsel yaşantınızı renklendirin.Unutmayın ki iyi bir cinsel yaşam ilişkinin en önemli temel taşlarından birisidir.

Vajinusmus Konusunda 10 Yanlış Bilgi ve Önerilmeyenler makalemizi okudunuz mu?

Blog

İlk Gece Cinsellikte Bilgi Eksikliği Erkekleri Telaşlandırıyor!

Cinsellik ile ilgili doğru cinsel bilgi ve tecrübesi olmayan bir erkek ilk cinsel ilişkisinde partnerini yeterince tatmin edip edemeyeceği yönünde kaygılar yaşar. Çiftlerin karşı cinsin genital yapısı ile ilgili de yanlış veya eksik bilgileri olması, cinsel birleşme esnasında ne yapacaklarını bilememelerine ve paniklemelerine sebep olmaktadır.  Ayrıca performans ve partnerinin canını yakabileceği endişesi ile erkek de kadına ihtiyacı olan güven ve desteği vermekte başarısız olur.

Erkek ilk cinsel deneyiminde aşırı uyarılma ve heyecanın etkisi ile erken boşalma da yaşayabilir. Aslında erkeklerde boşalma kontrolü tecrübeyle ve zamanla öğrenilir, ilk deneyimlerde bu kontrolü sağlamaları çok zordur. Erken boşalma endişesi ile erkek ilişkiyi bir an önce gerçekleştirme telaşına girer ve ön sevişmeye yeterince zaman ayırmaz, bu sebeple kadını yeterince rahatlamaz ve onun zihinsel ve bedensel olarak cinsel ilişkiye hazır hale gelmesini sağlayamaz.

Cinsel ilişkide ön sevişme olmadan aceleye getirilen bir cinsel ilişki kadının kasılmasına ve birleşmenin kadın için ağrılı hale gelmesine yol açar.  Kadın bu ilk ağrılı deneyimden sonra yine ağrı duyacağı korkusu ile kendini kasar ve bu durum giderek olumsuz bir şartlamaya dönüşür, vajinismus’a, cinsel isteksizliğe vb birçok cinsel soruna zemin hazırlar.

 

 

 

Blog

Cinsellik hakkında yeterince bilgi sahibi miyiz?

Sağlıklı bir cinsel yaşam, çiftlerin birbiriyle sağlıklı bir iletişim kurabilmelerinin temelinde yatan en önemli etkendir.

Dünya Cinsel Sağlık Gününü kutladığımız bugün kadın-erkek, genç-yaşlı herkesin cinsellik konusunda yeterli ve doğru bilgisinin olup olmadığı sorusu geliyor aklımıza ve ne yazık ki cevabımız hayır. Hem toplumuzdaki tabular hem yetiştirilme tarzı hem de cinselliğe bakış açımız sebebi ile sağlıklı cinsellik ve cinsel eğitim konusunda dünyanın çok gerisinde kalmaktayız. Dünya genelinde kutlanan Cinsel sağlık günü, ayrım yapmaksızın her türlü kişisel tercihe saygı duyarak, herkesi cinsel sağlık konusunda aydınlatmayı ve doğru bilgiye ulaştırmayı amaçlamaktadır.

Cinsel yaşamın, sağlıklı yaşamın bir parçası olduğu anlaşılıp, kabul edilebilir.

Cinsel yaşamın mümkün olduğunca daha çok ülke tarafından önemsenmesi ve toplumun bilimsel normlara doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Bu sayede, konuşulmasının ayıp, günah veya yasak olduğu bilinen ve düşünülen cinsel yaşamın, sağlıklı yaşamın bir parçası olduğu anlaşılıp, kabul edilebilir.

Rahatlıkla konuşulabilen, saklanmayan, gizlenmeyen cinsellik ile sevişmenin ve dokunmanın verdiği hazza odaklanarak, haz alıp haz verebilme, ruhu ve bedeni paylaşabilme sağlıklı ilişkilerin gerekliliğidir. Ne yazık ki her gün bunu gerçekleştiremeyen birçok çift ile karşılaşmaktayım.

Bu nedenle bilinçlendirme için her yılın sadece bir gününü cinsel sağlığa ayırmak yerine, çocukluk döneminden hatta ana sınıfından başlanarak, ergenlik çağı ve evlilik öncesi, cinsel danışma ve rehberlik hizmetlerinin devlet tarafından sağlanması gerekmektedir.

Ayrıca ergenlik öncesi, evlilik öncesi cinsel eğitimler ve danışmanlık hizmetleri sağlanmalı. Toplumumuz cinselliğin çekinmeden doğallıkla konuşabilmeli. Cinselliğini sağlıklı her birey gibi yaşayabilmeli.

Blog

Birbirinizin Sevgi Dilini Anlıyor Musunuz?

Sevgi sadece sözlerle mi ifade edilir, yoksa sevginin erkekten kadına, kişiden kişiye farklı dilleri, farklı sevgi ifadeleri olabilir mi? Çiftlerin çoğundaki iletişim sorunu yıllardır evli bile olsalar aslında birbirlerinin sevgi dillerini anlamalarından kaynaklanmaktadır.

Sevgiyi göstermekten çekiniyorlar

Hem birbirlerinin sevgi dillerini anlamıyorlar hem de sevgiyi göstermekten çekiniyorlar. Toplumumuzda erkekler eşlerine “seni seviyorum” dedikleri zaman, ilişkinin kontrolünü kaybedeceğini, kendilerinin otoritelerinin de zayıflayacağını düşünürler. Kadınlar ise, genellikle sevgiyi ifade etmenin kendilerini basitleştireceği anlayışıyla yetiştirilirler. ‘Seni seviyorum’ demek bile bu kadar zorken sevginin diğer dillerini nasıl anlayacağız? 

Karşı tarafın sevgi dili, dokunmak, hediye almak, beraber zaman geçirmek, yemeğe çıkmak…olabilir o dili fark ederek, o yoldan ilerlemek gerekir. Kimi zaman eşinizin duygularını gösterme şekliyle sizinki aynı değildir. Bu sebeple, eşinin sevgi dilini doğru okuyamayan kişiler iletişim kurmakta güçlük yaşayabilir. Belki de eşiniz size kendi diliyle sık sık sevgisini gösteriyor ama sizin çok kullanmadığınız bir yöntemle bunu yaptığı için fark etmekte zorlanıyorsunuz kimbilir?

Blog Vajinismus

Vajinismusu Zamana Bırakmayın

Vajinismusu Zamana Bırakmayın! Eğer vajinismusu kendi başınıza vajinismusu yenmek istiyorsanız ama  aylar geçmesine ve çok uğraşmanıza rağmen hala korkularınızla yaşıyorsanız, vajinismusu kesinlikle zamana bırakmayın! 

Çünkü zamanla vajinismusu kabul edip, vajinismusunuzla birlikte yaşamaktan başka bir sonuca ulaşamazsınız. Böylece eşinizle olan aile bağlarını, sevgiyi, saygıyı, umudunuzu zaman içinde yavaş yavaş kaybetmeye başlarsınız. 

Öncelikle özgüveninizi, sonra da hayat kalitenizi azaltırsınız. Geçen süre hep alyhinize işler. Yaşınız ilerledikçe her geçen gün vajinismus nedeniyle hamile kalma olasılığınız azalmaktadır. Çünkü bildiğiniz gibi 35 yaştan sonra biyolojik saat sebebi ile yumurtalık rezervleriniz azalmaya başlar. 

Bu süreç uzadıkça yıllar sonra Vajinismusu yenmiş bile olsanız azalan yumurtalık rezervinizden dolayı bebek sahibi olmak için çok çaba göstermek zorunda kalabilirsiniz.

Vajinismusta kaybetmemeniz gereken en önemli şey zamanınız.

Vajinismusta kaybetmemeniz gereken en önemli şey zamanınız. Vajinismusu çözmeden geçen zaman sizi yıpratır, soğutur ve sonunda hastalığınızı kabullendirir. 

Bu hastalık sebebi ile boşanan çok fazla çift olmaktadır. O yüzden de vajinismusu yenmek için çok hızlı aksiyon almak, asla zaman kaybetmemek ilk hedefiniz olsun. Çok iyi araştırma yapıp tecrübeli bir uzmandan yardım aldığınız takdirde hem evliliğiniz hem de mutluluğunuzu kurtarmış olacaksınız.

Blog

10 Soruda Cinsel Hayatınızı Test Edin!

Birçok çift, ilk cinsel tecrübeleri başarışız sonuçlandıktan sonra sorunun zaman içinde kendi kendine çözüleceği yanılgısına düşebiliyor. Cinsel sorunlarında çoğu diğer hastalıklar gibi uzman bir hekimden yardım almadan, her iki partner de sorunu çözmek için gerekli çabayı göstermeden kendi kendine düzelemez. Cinsel hayatınızda sorunlar yaşıyorsanız çözüm için gecikmeden bir adım atmalısınız.

Kadınların ilişkilerindeki cinsel durumlarını 10 soruda tespit edebilecekleri aşağıdaki testi sizler için hazırladım. Eğer sorulan çoğuna ‘Evet’ Cevabını veriyorsanız cinsel sorunlarınızın ciddiye alınması gereken bir düzeyde olduğunu ve vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almanız gerektiğinizi söyleyebiliriz.                  

Cinsel hayatınıza dair cevaplamanız gereken sorular 

  1. Cinsel yaşama karşı ilgisizlik duyuyor musunuz?
  2. Eşinizin cinsel ilişkinizle ilgili olarak nelerden hoşlanıp, hoşlanmadığınızı bilmediğini düşünüyor musunuz?                 
  3. Bir hafta boyunca cinsel ilişkide bulunmadığınız oldu mu? (Adet günleri hastalık, seyahat gibi nedenler dışında)       
  4. Cinsel yönden uyarılmanız zor mudur?
  5. Sizce, sizin ve eşinizin ön sevişmeye (öpme, okşama gibi) ayırdığınız zaman yetersiz mi?
  6. Eşinizle sevişmekten kaçınır mısınız?         
  7. Cinsel ilişki sırasında orgazm olmakta zorlanır mısınız? 
  8. Eşinize sarılıp, vücudunu okşamaktan kaçınır mısınız?
  9. Sevişme boyunca sadece cinsel birleşme için ayrılan sürenin sizin  için yetersiz olduğunu düşünüyor musunuz?                                
  10. Eşinizle olan cinsel ilişkinizde sevgi ve şefkatin eksik olduğunu hisseder misiniz?
Blog Vajinismus

Vajinismus En Sık Görülen Cinsel İşlev Bozukluğu

Vajinismus, bir cinsel işlev bozukluğudur. Tıpkı erkeklerdeki erken boşalma gibi. Tedavileri de benziyor zaten. Nasıl ki bazı erkekler kontrolsüz boşalıyor, isteseler de boşalmalarını denetleyemiyorlar, vajinismusta da kontrolsüz olarak kadın aksini yapmak istese de kasılıyor. Bu sorun direkt olarak kadını ilgilendiriyor gibi görünse de aslında cinsel işlev bozuklukları çiftlerin ortak problemidir.

Bir şekilde sorunun kaynağı ne olursa olsun herkes farkında olmadan kendince bu soruna uyum sağlıyor. Bu problem çiftin her ikisinde birden iyi veya kötü bir amaca hizmet ediyor. Bu ‘’bir amaca hizmet etmek ‘’ meselesi psikolojik bir konu ve kişiler genellikle bu amacın ne olduğunun farkında değiller. Bu konuya başka bir zaman değinmek üzere vajinismus hakkında biraz daha bilgi vermek isterim.

CİNSEL İLİŞKİ ESNASINDA KASILMA YAŞANIYOR

Hakkında çıkan yazılara bakıldığında kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğu gibi görülse de kadınlarda en sık görülen cinsel sorun aslında cinsel isteksizliktir. Fakat vajinismus çok daha dramatik sonuçlara yol açtığından üzerinde daha çok konuşuluyor ve yazılıyor.

Vajinismus en bilinen anlamda kadının çeşitli nedenlerle cinsel birlikteliği yaşayamaması, bu sırada zorlanması, ağrı duyması, korku ve endişeye kapılması, cinsel ilişki esnasında vajina etrafındaki kaslarını istemsiz olarak kasması durumudur.

Kadın o an adeta panik atak benzeri bir durum yaşıyor, kendini kaybediyor, bacaklarını kapatıyor ve eşini itiyor. Bu belirtiler aynı zamanda jinekolojik muayene olamama, tampon kullanamama, vajinal fitilleri uygulayamama, kendisinin ve partnerinin parmağını vajinasına sokamama şeklinde de kendisini gösterebilir.

VAJİNİSMUS NEDENLERİ NELERDİR?

Sevişmek, doğal bir eylem olsa da cinsellik hakkında bilginin az olması ya da doğru olduğunu sandığımız yanlış bilgiler sadece vajinismus değil diğer cinsel sorunların yaşanmasına da neden oluyor. Kız çocuğunun yetişmesi sırasında abartılı bir şekilde erkeklere karşı güvensizlik, bekarete verilen aşırı önem, cinselliğin kötü kadınların işi olduğu mesajları, kanlı çarşaf bekleme gibi kültürel ritüeller, Türk filmleri ya da etraftan duyulan ilk geceye, gebeliğe, doğuma ait korkunç, utanç verici hikayeler, otoriter ve baskıcı baba figürü, çocuklukta yaşanan cinsel istismar, mükemmeliyetçi ve kontrolcü kişilik en sık rastladığımız nedenler arasında.

ÇARESİZLİK, MUTSUZLUK, DEPRESYON…

Cinsel birliktelik yaşanmadığında çiftlerin her ikisini de etkileyen bir sürü durum ortaya çıkıyor. Bazıları çok erken dönemde çare arayışına girip tedaviye başlıyor ve sorunlarının üstesinden geliyor. Fakat sıklıkla çeşitli bahanelerle tedaviye başlamayı erteliyorlar. Bu bahane üretme süreci çok uzun yıllar alabiliyor. Zamanla cinsel birliktelik yaşama korkusunun yanı sıra çocuk sahibi olamama, eşini kaybetme, evliliğini kaybetme korkuları, utanç, suçluluk, çaresizlik, mutsuzluk ve depresyon hayatın bir parçası haline geliyor.

Eşler de buna bir şekilde uyum sağlıyorlar. “Benim için sen daha önemlisin”, “Her şey tam cinsel birliktelik değil”, “Biz böyle de mutluyuz” gibi sözlerle ya ön sevişmelerle yetiniyor ya da sevişmekten vazgeçiliyor.

VAJİNİSMUS TEDAVİSİ HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Vajinismus tedavisinde çiftler, etraftan çocuk sahibi olma yönündeki baskılara dayanamayıp ya da artık kendileri çocuk sahibi olmak istediklerinde tedavi olmaya karar veriyorlar. Maalesef bu konuda yeterli bilgi ve deneyimi olmayan kişilerce yapılan fiziksel olarak zorlayıcı, sözel olarak aşağılayıcı muayene denemeleri, kızlık zarının alınması, botoks uygulamaları, buhar, bazı sarhoşluk veren maddelerin kullanılması gibi önerilmeyen, etik dışı tedavi yöntemlerine maruz kalıyorlar. Zaten uzun süren bir sürecin sonunda tedaviye kendini maddi, manevi ancak hazırlamış olan çift için bu tam bir yıkım oluyor.

Hem kendilerine olan inançlarını hem de tedaviye olan inançlarını kaybediyorlar. Yeniden toparlanmaları oldukça zor oluyor. Bu nedenle tedavide ilk adres çok önemli. Cinsel ilişki tek başına yaşanan bir eylem olmadığından eşin desteği de başarıya giden yolda süreyi çok kısaltıyor.

Tedavi sürecine katılmak istemeyen erkekler de olabiliyor. Böyle durumlarda elbette tedavi gerçekleşiyor ancak bu tür çiftlerin evlilik çatışmaları yaşamaları, tedavi süresince ve sonrasında erkeğe ait cinsel isteksizlik, sertleşme problemleri ve benzeri sorunları yaşamaları daha sık izleniyor.

Kadının problemi çözülürken daha önce dikkat çekmeyen erkeğin problemleri de ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle tedavi uygulamalarında hem kadının hem de erkeğin cinselliği ile ilgili bütüncül, psikolojik, bilinçlendirici ve davranışçı tedaviler uygulanmalıdır.

Bunun yerine sadece vajinismusa odaklanarak yapılan tedavilerde o an için sorun çözülmüş gibi görünebilir ancak problem daha sonra genellikle şekil değiştirerek hem kadında hem de erkekte farklı cinsel sorunlarla devam edebilir. Son olarak şunu belirtmek gerekir ki vajinismus sorunu yaşayan kadın, bu konuda yeterince bilgili ve deneyimli bir cinsel terapistin rehberliğinde eşinin de desteği ile yüzde yüz ve kalıcı bir şekilde sorunundan tamamen kurtulur.

Basın Odası Blog

Ramazanda cinsellik nasıl yaşanmalı?

Ramazanda cinsellik nasıl yaşanmalı? Oruç tutarken cinselliğin sınırı ne olmalı? “Eşlerin birbirlerine sarılmaları, birbirlerini tutkulu olmayan şekilde öpmeleri orucu bozmaz” diyen Cinsel Terapist Dr. Dilek Öcal, ramazanda cinsellik konusuyla ilgili akıllara takılan sorulara yanıt verdi.

 

İnsanın isteklerini engelleyip dünyevi ihtiyaçlarına belli oranda set çekmesi çeşitli medeniyetlerde, dinlerde ve felsefi akımlarda karşımıza çıkan bir eylemdir. Nefsin terbiye edilmesi ile ruhun yüceleşebileceği ve böylece hakikate ulaşılabileceği düşünülerek; az yemek, az içmek, cinsel ilişkiden uzak durmak, kapalı mekanlara çekilmek, az konuşmak ve toplumsal hayattan soyutlanmak gibi bazı yaşantısal öneri ve emirleri de birçok toplumda ortak paydada görebiliriz. İslam dininde de ramazan ayı ibadet için çok önemli bir aydır. Ramazan ayında tanyerinin ağarmasından güneş batımına kadar yiyecek ve içecekten uzak durulur. Amaç kişinin sadece aç ve susuz kalması değil, nefsini terbiye etmesi, Allah rızası için açlığa ve susuzluğa dayanması, varlığa şükretmesi ve durumu olmayan kişileri daha iyi anlamayı amaçlar. Oruç aynı zamanda yalandan, kötü sözden ve kötü düşüncelerden bütünüyle uzak durarak gerçekleştirilen bir ibadettir.

 

Ramazanda cinsel ilişkide bulunmak oruç tutan kişiler tarafından sıklıkla yasak, günah olarak bilinirken, bu konu en çok merak edilen ve sorulan konular arasındadır. Nefsin terbiye edilmesi ve bedensel zevklerden uzak kalınması denildiğinde cinsel anlamda zevk veren eylemlerden de uzak kalınması gerekir. Bu yasak sadece oruç tutulan saatler için geçerlidir. Bu saatler dışında eşler arasında cinsel ilişkide bulunmak, mastürbasyon yapmak yasaklanmamıştır.

İslam inancına göre oruç saatlerinde cinsel ilişkide bulunmak ve mastürbasyon yapmak orucu bozmaktadır. Gece uyurken bilinçsiz olarak boşalmakla ya da cinsel birleşme sonrasında uyuyakalmakla oruç bozulmaz. Din adamlarının önerdiği şekilde gereği yapılarak oruca devam edilebilir. İftardan hemen sonra cinsel ilişki özellikle kalp ve tansiyon hastalarının dikkat etmesi gereken çok önemli bir konudur. Kalp krizi ve beyin kanamalarını arttırma ihtimali olduğundan mide dolu iken cinsel ilişki önerilmez. Gerek manevi duyguların yoğunluğu gerek suçluluk duyguları gerekse oruç nedeniyle uzun saatler boyunca aç kalmanın ardından cinsel isteksizlik ve cinsel performansta azalmalar da görülebilir. Bu durumun geçici olduğu unutulmamalıdır. Eşlerin birbirlerine sarılmaları, birbirlerini tutkulu olmayan şekilde öpmeleri orucu bozmaz.

 

JİNEKOLOJİK MUAYENE ORUCU BOZAR MI?

Yine en çok merak edilen konulardan birisi de oruç tutarken vajinal yoldan jinekolojik muayenenin yapılıp yapılamayacağı konusudur. Oruç tutarken vajinal yoldan tedavi amaçlı muayene olmak orucu bozmaz. Son söz olarak; cinsellik sadece cinsel ilişki ile sınırlı olmayan çok geniş bir kavramdır. Bu nedenle ramazan ayında cinsellikle ilgili akla gelebilecek daha pek çok soru ve konu olabilir. Bunların her birisi için mutlaka uzman hekim ve din adamlarının bilimsel temele dayalı, konunun özünden sapmamış, akılcı görüşleri alınmalıdır.

 

Hürriyet Aile’de yayınlanmıştır. 

Basın Odası Blog

Cinsel İlişki Konusunda Daha Özgüvenli Olun!

Cinsel İlişki kişilerin biyolojik, fizyolojik ve sosyal yönleriyle yaşadıkları bir birleşmedir. Kişilerin hayatın diğer alanlarındaki duruşu çok az değişiklikler gösterse de cinsel hayatta da benzerdir.

Cinsel İlişki Konusunda Daha Özgüvenli Olun!

[toc]

Özgüven; bebeklik ve çocukluk çağlarında, hayatımızın neredeyse her alanında düşüncelerimizi, duygularımızı, seçimlerimizi ve davranışlarımızı etkileyen bir konu. Kişinin kendisini yeterli, değerli, sevilebilir hissetmesi, yürekli ve cesaretli olduğu konusunda olumlu duygular geliştirmesiyle ilgilidir. Bu duygular içinde olan birey hem kendisiyle hem de çevresindekilerle sevgi ve güvene dayalı ilişkiler kurma konusunda başarılıdır. Kendini sevme, kendini tanıma konusunda yetersiz, olumsuz düşünme alışkanlığında olan özgüvensiz kişiler cinsel hayatlarında yeterince tatmin duygusunu yaşayamazlar.

Hangi koşullar yatağa özgüvensiz bir biçimde girmeye neden oluyor?

Cinsellik hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak kadar, doğru olduğu sanılan bir sürü yanlış bilgi de kişilerin yatağa özgüvensiz girmelerine neden olur. Kadın ve erkek bedenini yeterince tanımayan, kendisinin ve partnerinin ihtiyaçlarını tam olarak bilemeyen, bunları utanma duygusu nedeniyle soramayan ya da kendi ihtiyaçlarını söyleyemeyen kişiler, kendileri cinsel doyuma ulaşamadıkları gibi partnerlerine de yeterince zevk veremezler. Performans endişesi yani başaramama korkusu, sonuca odaklanıp anın tadını çıkaramama alışkanlığı, yeterince sevildiğinden ve kendisine değer verildiğinden emin olamama, partnerine güvensizlik ve terk edilme korkusu yaşama, vücudunun bazı bölümlerini beğenmeme, çirkin bulma nedeniyle hissedilen yetersizlik duygusu da haz alıp haz vermeyi engeller.

Daha önce cinsel bir deneyimi olmamak kadar, olumsuz deneyim yaşamış olmak, partnerinin aşalayıcı , destekten uzak, şiddet içeren yada aşırı koruyucu davranışlarına maruz kalmak da cinsel hazzı yaşama yönünde en büyük engel ve yatağa özgüvensiz girme nedenlerindendir.

Modern ,teknolojik ve iş temposu yüksek dünyanın hangi etkileri yatakta özgüvensiz ve isteksiz olmaya itiyor?

¬Uzun ve yorucu çalışma saatleri, yoğun trafik nedeniyle çok erken uyanıp , evden erken çıkmak, geç saatte eve gelmek, rekebetçi çalışma ortamının verdiği yorgunluk, uykusuzluk ve stres kişilerin cinsel hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Sanal ortamlarda yapılan iletişim ruhsal olarak doyumlu bir duygu yaratmıyor. Çiftler bu şartlar altında birbirlerine daha az zaman ayırıyorlar ve cinsel yaşamlarını kısa zamanlara, hafta sonlarına yada tatillere sıkıştırmaya çalışıyorlar. Sıklıkla cinselliklerinden vazgeçiyorlar.

Stres, cinsel zevki yaşamanın önündeki en büyük engeldir. Çünkü cinsel arkın başından sonuna kadar yani cinsel istek ve uyarılma aşamasından orgazma kadar geçen süreçte kişinin zihninin dingin ve rahat olması gerekir. Uyumlu ve hazza dayalı bir cinsel ilişki de çifti birbirine daha çok yaklaştırır.

Toplumsal etkilere bakıldığında özgüven sorununu daha çok kadın yaşıyor diyebilir miyiz?

Özgüven hem kadının hem de erkeğin eksiklik duyabileceği bir kavramdır. Konuya cinsellik açısından baktığımızda ve toplumun bütün kesimlerini düşündüğümüzde kadınlarda özgüven eksikliğinin erkeklerden daha çok olduğunu görebiliriz. Ataerkil toplumlarda kadın cinselliği sürekli denetim altındadır. Bir kız çocuğu namus, bekaret kavramlarıyla hayatının çok erken dönemlerinde karşılaşır ve onu titizlikle koruması gerektiğini öğrenir. Karşı cinsle ilişkiler konusunda sıklıkla kaygı ve utanç duyar.

Cinsel ilgi ve davranışları kısıtlanır, cinselliğin günah ve ayıp olduğu düşünleriyle büyür. Yetişkin olduktan sonra da cinsel arzularını bastırmayı öğrendiğinden, cinsellik bir sıkıntı kaynağı olur. Cinsel ilgi ve ilişkilerinde suçluluk ve utanç vardır. Cinsel yönden özgüveni gelişmediğinden partneriyle mutlu bir cinsel birliktelik yaşayamaz. Cinselliği arzulamayan , sadece eşine cevap veren , sıklıkla cinsel şiddete maruz kalan , namus cinayetlerine kurban giden yine hep kadın olur.

Özgüveni yüksek bir cinsel yaşamda iletişimin önemi nedir?

Eşler arasında iletişim; her türlü biçim ve yolla, sözlü veya sözsüz duygu, düşünce, bilgi ve haber paylaşımıdır. Özgüvenli, cinsellik dışında da sağlıklı iletişim kurabilen kişiler, cinsel yaşamları hakkında da konuşabilirler. Arzu ve isteklerini rahatlıkla dile getirebilirler. Kendilerine nasıl davranılmasını istediklerini, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadıklarını söyleyebilirler. Sorunları hakkında konuşabilirler. Bunları konuşurken , utanma, yetersizlik, sevgiyi kaybetme , terkedilme korkuları yaşamazlar.

Özgüveni düşük olan kişiler ise cinsellikle ilgili konuları konuşmaktan kaçınırlar yada konuşurken sıkıntı yaşarlar. Konuşulmayan konular, çözümlenmeyen ,problemler , eşler arasında kızgınlık, kırgınlık ve nefrete dönüşmeye başlar. Bu durum cinsel isteksizliğe neden olurken , ilişkinin en temel taşlarından birisi yerinden oynamaya başlar. Çift gittikçe birbirinden uzaklaşır.

İletişimde kullanılması gereken dil ve beden dili nasıl olmalıdır?

Birinin anlatmak istediği ve anlattığı şey ile karşı tarafın da anladığı aynı ise bu sağlıklı bir iletişimdir. Sağlıklı iletişimin olmazsa olmazı empatidir. Empati karşıdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve bunu ona hissettirmek demektir. Kişiler kendilerini anlayan kişilere yakınlık duyarlar. Bu nedenle de anlaşılmak çok önemli bir ihtiyaçtır.

Direk karşıdakini hedef alan suçlayıcı ve yargılayıcı cümleler yerine olaylar karşısında kendi duygularından bahsetmek , karşıdaki kişinin savunmaya veya saldırıya geçişini engelleyerek anlayışlı olmasını sağlayacaktır. İmalı ve dolaylı konuşmalar yerine ne söylemek istendiği net olarak ve ben dili kullanarak anlatıldığında, beden dili ve ses tonu da buna uyum sağlayacak ve tartışmanın konusu ne olursa olsun sağlıklı bir iletişim kurulacaktır.

İlişkilerinde sevgilerini ifade eden, tutkulu, duygularını gün içinde sözle veya mesajla belirten belirten çiftler yatak odalarında daha mutlu olacaklardır. Duygusal olarak yakın olmak yanında fiziksel olarak da yakınlaşan, dokunan, öpüşen , masaj yapan, sarılan çiftlerin yaşadığı tatmin daha fazla olacaktır.

İletişimin önemi kadar , tutkuyu arttırmaya çalışmak özgüven konusunda destekçi midir?

İlişkilerde ilk zamanlardaki tutku ve heyecan zamanla azalmaya başlar ve sıradanlaşır. Bu çok doğal bir durumdur. Ancak tutkulu bir ilişkiyi sürdürmek karşılıklı çaba ister. Özgüveni yüksek olan kişi ilişkideki monotonluğu fark eder ve yeni keşifler ve maceralara atılmak için kendisini yeterli ve güvenli hisseder. Partnerinin tüm duyularına hitabeden sürprizleri , şaşırtmacaları , değişik pozisyon ve mekanları denemekten çekinmez . Sonuç olarak da daha çok arzulandığını hisseden kişinin de özgüveni desteklenmiş olur.

Peki işin içinde cinsel isteksizlik varsa? İlk önce özgüven mi tamir edilmeli, isteği arttırmaya yönelik mi çabalamalı?

Cinsel istek pek çok şeyden kolaylıkla etkilenir. Öncelikle cinsel isteksizliğin nedenleri tespit edilmeli ve bunlar üzerinde çalışılmalıdır. Hormonlarla ilgili , genel sağlıkla ilgili sorunlar varsa gereken tıbbi tedavi yapılmalıdır. Eşle ilgili bir sorun varsa çift terapisi alınabilir.

Cinsel bilgi ve tecrübe eksikliği varsa, cinsellikle ilgili sorun yaşanıyorsa bu hem cinsel isteksizliğe hem de yatak odasında özgüven eksikliğine neden olacağından bilgi ve beceriyi arttırmaya yönelik cinsel terapi alınmalıdır. Hayata ait, iş sorunları, parasal konular, yakın akrabalara ait sağlık ve ilişkisel sorunlar da cinsel isteksizliğe neden olur. Bunlarla da başa çıkma stratejileri geliştirilmelidir.

Özgüven eksikliği kişinin karşı cinsle ilişki kurmasını engelleyecek şekilde ise psikoterapi desteği alınmalıdır. Cinsel isteksizliğe neden olan özgüven eksikliğinin sebebi kişinin bedeni ile ilgili algısı ise bu konuda psikolojik desteğin yanı sıra estetik operasyonlar da düşünülebilir.

Özel anlarda daha özgüvenli hissetmek çin neler yapmalı?

Kişilerin özgüven hissi değişken olabilir. Bazı durumlarda daha azken bazı durumlarda daha fazla olabilir. Özgüvenin düşük olduğu alanlarda bazı değişikliklerle ve biraz çaba ile daha özgüvenli hissetmek mümkün olabilir.

Rahat, hoş ve güvenli bir ortam oluşturulabilir.

Bakımlı ve temiz olmak, ağız ve diş sağlığına dikkat etmek, genital temizliğe özen göstermek çok önmelidir.

Özenli ve çekici iç çamaşırları tercih edilebilir.

Cinsel bilgi ve beceriler geliştirilebilir.

Öncesinde sex ve cinsellik hakkında, istek ve arzular konusunda konuşulabilir.

Spor ve dengeli beslenmeye özen gösterilerek, fiziksel görüntü takıntıları giderilmeye çalışılabilinir.

Rahatlama ve gevşeme sağlayacak meditasyon , gevşeme egzersizleri yapılabilir.

Hoşgörülü, sabırlı, tutkulu, esnek , maceracı ve keşiflere açık olunabilir.

İyi ve özgüveni bol bir yatak odası kişinin günlük yaşamına nasıl katkılar sağlıyor?

Karşılıklı olarak özgüveni bol bir yatak odasında çiftler mutlu, haz dolu bir birliktelik içindedirler. Bu deneyim aynı zamanda onların özgüvenini yeniden canlandırdığı gibi ilişkilerini de güçlendirir. Cinsel hazza ulaşmış olan kişilerin diğer bireylerle olan iletişimi de olumludur. Cinsel haz insana pek çok yönden kendini iyi hissettirir. Stresi azalttığı gibi, kalori yaktırır . Gerginliği azaltır, rahat uyumayı sağlar. Baş ağrısını ve adet sancılarını azaltır.

Formsante Dergisi Aralık Sayısında yayınlanmıştır. İşte vajinismus hastalarının yorumları