Vajinismus Başarı Hikayeleri

Vajinismus Tedavisinde Sonuç Mükemmel

Vajinusmus nedir? 1,5 yıl önce evlendiğimiz sıralarda benim korka korka internetten araştırdığım, yok canım dur daha 1 hafta oldu biz düğün yorgunluğunu bile atamadık biraz zaman geçsin olur bu iş hemen kendi kendine tanı koyma diyerek kendimi ikna ettiğim ayların ve nitekim yılların geçtiği o erteleme hastalığının temeli olan aslında sadece kasılma olan ismi gibi kendi de karmaşık bir hastalık.. Ama suçlu kim biliyor musunuz bizim bilinçaltımıza o veya bu sebeple saçma sapan korkuları sokan ve ne yaptığından haberi bile olmayan bazı insanlar. Bilinçli aklımız her şeyi görebiliyor, anlıyor ve yönetmek istiyor ama bilinçaltımız daha baskın çıkıyor. Ama aslında bilinçaltımızı diskalifiye etmek öyle kolay ki bu bizim elimizde.

Ve sonuç mu? Sonuç mükemmel

Ben bunları nasıl mı öğrendim, nasıl başardım işte öğretmenim Dilek hanımdır.. Karşınızda tecrübeli bir insan var ve uzman işte koşulsuz güvenmek istediğiniz o insan.. Evet artık tanıştınız ve ona teslim oldunuz. Bu süreci birlikte yönetmeye karar verdiniz. Gerisi ise kendiliğinden geliyor siz kendinize inandınız mı tamam. Toplam 3 seans. Bizim için 3 haftada bitti gitti herşey.

Nasıl bir yük kalkıyor üzerinizden bir bilseniz. Özgüveniniz nasıl gelip yerini buluyor Ve siz sadece şükrediyorsunuz artık. Kendinizin, gücününüzün farkına varmak zor değil bir uzmanla yollarınız kesişsin yeter a Bu kişi ise Dilek hanım olunca siz sadece şanslı bir insansınız artık.
Bu arada Dilek hanımın meşhur biz sözünü de ekleyeyim. Vajinusmus olmak bir lükstür. Siz en az sizin kadar sabırlı bir eşe sahipsiniz ki bu lüksü yaşayabiliyorsunuz. Bunu unutmayın. Ama değişmek sizin elinizde bir adım atın yeter.
Yeni bir hayata başlayan kişi : K.

K.Ü

Cinsel İsteksizlik

Cinsel İsteksizlik Nasıl Tedavi Edilir?

Cinsel istek yakınlık, fiziksel ve ruhsal sağlıklılık, deneyimler, inançlar, hayat tarzı ve şu anki ilişkiniz gibi birçok nedenle ilişkilidir. Bu alanların herhangi birinde bir problem yaşıyorsanız bu cinsel isteğinizi etkileyebilir. Eğer partnerinize oranla siz daha az sıklıkla cinsel ilişkiye girmek istiyorsanız, bu bir sorun olduğu anlamına gelmez ve tamamen normaldir ama bazen bu farklar ilişkinizde sorunlara yol açabilir.

Cinsel İsteksizlik Nasıl Tedavi Edilir?

Cinsel isteksizlik semptomları:

  • Cinsel aktivitelere karşı (mastürbasyon dahil) ilgisizlik
  • Hiç ya da çok nadiren cinsel fanteziler ve düşünceler kurmak
  • Cinsel isteksizliğinizin sizi endişelendiriyor olması

Cinsel isteksizliğin tedavisi, öncelikle bu duruma neyin sebep olduğu ile ilişkilidir. Çoğu zaman sorun kullanılan bir ilacın değiştirilmesi, var olan bir kronik hastalığın tedavisi gibi basit yollarla çözülebilir. Ama sorunun kaynağı psikolojik ise tedavi Cinsel Terapi ile yapılır. Cinsel terapi, cinsel sorunlar konusunda eğitim almış deneyimli Kadın Doğum Uzmanı ve Cinsel Terapistler tarafından, cinsel sorunları olan birey ya da çiftlere uygulanan bir tür kognitif davranış tedavisidir. Cinsel tedaviler, uzmanın muayenehanesinde veya online olarak yapılabilir.

Cinsel terapi bu konuda eğitim almış, deneyimli doktorlar tarafından uygulanmalıdır. Cinsel terapiye başvuran kişinin partneri varsa tedaviye onunla başvurması önerilir. Çünkü bu tedavini başarısını daha da artırmaktadır. Her iki eşle görüşülerek yaşadıkları sorunlar hakkında konuşulur. Sorunun alanları belirlendikten sonra tedaviye çiftle beraber başlanır.

Cinsel bölgelerin anatomisi ve fizyolojisi, cinsel yanıtların işleyişi, yanlış cinsel inanışlar, cinsellik kavramı anlatılır. Cinsel isteksizlik bazen yanlış bilgilerin yarattığı kaygıdan kaynaklanıyor olabilir. Kişinin bedenini tanıması, kendi bedeni üzerinde güç sahibi olması ile edineceği özgüven cinsel isteksizliğin giderilmesinde yardımcıdır.

Cinsel terapide daha sonra çiftlere uygulamalar verilir. Bu uygulamalar kişinin kendi cinselliğini tanıması, partnerinin bedenini tanıması, karşılıklı nelerden hoşlandıklarını keşfetmelerini hedefleyen keyifli uygulamalardan oluşur.

Cinsel terapide başarı oranı çok yüksektir. Bedensel nedenlere bağlı kadın uyarılma bozukluklarında nedene yönelik tedavi uygulanır. Örneğin menopoz dönemindeki hormon tedavileri sorunun çözümünde çok önemli bir yer tutar. Ya da herhangi bir ilaç kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan uyarılma bozukluğunda ilacın değiştirilmesi ya da dozunun azaltılması sorunu kolayca çözebilir.

Vajinismus Başarı Hikayeleri

‘Acaba sen de vajinismus olabilir misin?’

vajinismus hasta yorumları

Hiç tanımadığınız birine duygularınızı nasıl açarsınız değil mi? Kapıdan içeri girip onun güzelliğini samimiyetini görünce biz bunu başaracağız diyebilmek hayatımın belkide en güçlü cümlesi oldu.

‘Acaba sen de vajinismus olabilir misin?’

Evet ben de evliliğimizin ikinci gününde bu sıkıntıyla karşılaştım. 27 yaşıma kadar adını hiç duymadığım bir sağlık sorunuydu. Eşimin ‘Acaba sen de vajinismus olabilir misin?’ demesiyle başladı her şey. Üst üste denemelerimiz oldu. Geçer, normal, heyecandan bu kadar kasılmalar derken bir bakmışım altıncı ayımıza girmişiz. İnternet araştırmalarım sonucu gülen bir yüz beni kendine çekti. Sayın Dr Dilek Öcal Hocaydı.

Enerjik, huzurlu kadın. Üç seans kendisi ile görüşmelerimiz devam etti. Sohbet ettik, güldük, eğlendik. En çok da ben ağladım. Bize kattığı değer vajinismusla da alakalı değil sadece. Güven verici mutlu bir evliliği, daha sağlıklı bireyler yetiştirmenin güzelliklerini anlattı.

Ve sonunda yani üçüncü seansın sonunda vajinismustan kurtulmuştum. O anki mutluluğumu gözyaşlarımı anlatamam. Kahkahalarım bizim başarımızdır. Eşim en büyük destekcim. İyi ki var…

Her zaman söylüyorum. Bugün bir kez daha gördüm. ‘’Kendinize inanın. Beyninizin içinde yer alan duyguyu, ben, biz bunu başaracağız diye inanın.’’ Çok sevin, çok sevilin. Dr. Dilek Hanıma sonsuz güvenin.
Sizi seviyorum…

E.T

Diğer vajinismus hasta yorumlarımızı gördünüz mü?

Blog Vajinismus

Vajinismus En Sık Görülen Cinsel İşlev Bozukluğu

Vajinismus, bir cinsel işlev bozukluğudur. Tıpkı erkeklerdeki erken boşalma gibi. Tedavileri de benziyor zaten. Nasıl ki bazı erkekler kontrolsüz boşalıyor, isteseler de boşalmalarını denetleyemiyorlar, vajinismusta da kontrolsüz olarak kadın aksini yapmak istese de kasılıyor. Bu sorun direkt olarak kadını ilgilendiriyor gibi görünse de aslında cinsel işlev bozuklukları çiftlerin ortak problemidir.

Bir şekilde sorunun kaynağı ne olursa olsun herkes farkında olmadan kendince bu soruna uyum sağlıyor. Bu problem çiftin her ikisinde birden iyi veya kötü bir amaca hizmet ediyor. Bu ‘’bir amaca hizmet etmek ‘’ meselesi psikolojik bir konu ve kişiler genellikle bu amacın ne olduğunun farkında değiller. Bu konuya başka bir zaman değinmek üzere vajinismus hakkında biraz daha bilgi vermek isterim.

CİNSEL İLİŞKİ ESNASINDA KASILMA YAŞANIYOR

Hakkında çıkan yazılara bakıldığında kadınlarda en sık görülen cinsel işlev bozukluğu gibi görülse de kadınlarda en sık görülen cinsel sorun aslında cinsel isteksizliktir. Fakat vajinismus çok daha dramatik sonuçlara yol açtığından üzerinde daha çok konuşuluyor ve yazılıyor.

Vajinismus en bilinen anlamda kadının çeşitli nedenlerle cinsel birlikteliği yaşayamaması, bu sırada zorlanması, ağrı duyması, korku ve endişeye kapılması, cinsel ilişki esnasında vajina etrafındaki kaslarını istemsiz olarak kasması durumudur.

Kadın o an adeta panik atak benzeri bir durum yaşıyor, kendini kaybediyor, bacaklarını kapatıyor ve eşini itiyor. Bu belirtiler aynı zamanda jinekolojik muayene olamama, tampon kullanamama, vajinal fitilleri uygulayamama, kendisinin ve partnerinin parmağını vajinasına sokamama şeklinde de kendisini gösterebilir.

VAJİNİSMUS NEDENLERİ NELERDİR?

Sevişmek, doğal bir eylem olsa da cinsellik hakkında bilginin az olması ya da doğru olduğunu sandığımız yanlış bilgiler sadece vajinismus değil diğer cinsel sorunların yaşanmasına da neden oluyor. Kız çocuğunun yetişmesi sırasında abartılı bir şekilde erkeklere karşı güvensizlik, bekarete verilen aşırı önem, cinselliğin kötü kadınların işi olduğu mesajları, kanlı çarşaf bekleme gibi kültürel ritüeller, Türk filmleri ya da etraftan duyulan ilk geceye, gebeliğe, doğuma ait korkunç, utanç verici hikayeler, otoriter ve baskıcı baba figürü, çocuklukta yaşanan cinsel istismar, mükemmeliyetçi ve kontrolcü kişilik en sık rastladığımız nedenler arasında.

ÇARESİZLİK, MUTSUZLUK, DEPRESYON…

Cinsel birliktelik yaşanmadığında çiftlerin her ikisini de etkileyen bir sürü durum ortaya çıkıyor. Bazıları çok erken dönemde çare arayışına girip tedaviye başlıyor ve sorunlarının üstesinden geliyor. Fakat sıklıkla çeşitli bahanelerle tedaviye başlamayı erteliyorlar. Bu bahane üretme süreci çok uzun yıllar alabiliyor. Zamanla cinsel birliktelik yaşama korkusunun yanı sıra çocuk sahibi olamama, eşini kaybetme, evliliğini kaybetme korkuları, utanç, suçluluk, çaresizlik, mutsuzluk ve depresyon hayatın bir parçası haline geliyor.

Eşler de buna bir şekilde uyum sağlıyorlar. “Benim için sen daha önemlisin”, “Her şey tam cinsel birliktelik değil”, “Biz böyle de mutluyuz” gibi sözlerle ya ön sevişmelerle yetiniyor ya da sevişmekten vazgeçiliyor.

VAJİNİSMUS TEDAVİSİ HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Vajinismus tedavisinde çiftler, etraftan çocuk sahibi olma yönündeki baskılara dayanamayıp ya da artık kendileri çocuk sahibi olmak istediklerinde tedavi olmaya karar veriyorlar. Maalesef bu konuda yeterli bilgi ve deneyimi olmayan kişilerce yapılan fiziksel olarak zorlayıcı, sözel olarak aşağılayıcı muayene denemeleri, kızlık zarının alınması, botoks uygulamaları, buhar, bazı sarhoşluk veren maddelerin kullanılması gibi önerilmeyen, etik dışı tedavi yöntemlerine maruz kalıyorlar. Zaten uzun süren bir sürecin sonunda tedaviye kendini maddi, manevi ancak hazırlamış olan çift için bu tam bir yıkım oluyor.

Hem kendilerine olan inançlarını hem de tedaviye olan inançlarını kaybediyorlar. Yeniden toparlanmaları oldukça zor oluyor. Bu nedenle tedavide ilk adres çok önemli. Cinsel ilişki tek başına yaşanan bir eylem olmadığından eşin desteği de başarıya giden yolda süreyi çok kısaltıyor.

Tedavi sürecine katılmak istemeyen erkekler de olabiliyor. Böyle durumlarda elbette tedavi gerçekleşiyor ancak bu tür çiftlerin evlilik çatışmaları yaşamaları, tedavi süresince ve sonrasında erkeğe ait cinsel isteksizlik, sertleşme problemleri ve benzeri sorunları yaşamaları daha sık izleniyor.

Kadının problemi çözülürken daha önce dikkat çekmeyen erkeğin problemleri de ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle tedavi uygulamalarında hem kadının hem de erkeğin cinselliği ile ilgili bütüncül, psikolojik, bilinçlendirici ve davranışçı tedaviler uygulanmalıdır.

Bunun yerine sadece vajinismusa odaklanarak yapılan tedavilerde o an için sorun çözülmüş gibi görünebilir ancak problem daha sonra genellikle şekil değiştirerek hem kadında hem de erkekte farklı cinsel sorunlarla devam edebilir. Son olarak şunu belirtmek gerekir ki vajinismus sorunu yaşayan kadın, bu konuda yeterince bilgili ve deneyimli bir cinsel terapistin rehberliğinde eşinin de desteği ile yüzde yüz ve kalıcı bir şekilde sorunundan tamamen kurtulur.

Basın Odası Blog

Ramazanda cinsellik nasıl yaşanmalı?

Ramazanda cinsellik nasıl yaşanmalı? Oruç tutarken cinselliğin sınırı ne olmalı? “Eşlerin birbirlerine sarılmaları, birbirlerini tutkulu olmayan şekilde öpmeleri orucu bozmaz” diyen Cinsel Terapist Dr. Dilek Öcal, ramazanda cinsellik konusuyla ilgili akıllara takılan sorulara yanıt verdi.

 

İnsanın isteklerini engelleyip dünyevi ihtiyaçlarına belli oranda set çekmesi çeşitli medeniyetlerde, dinlerde ve felsefi akımlarda karşımıza çıkan bir eylemdir. Nefsin terbiye edilmesi ile ruhun yüceleşebileceği ve böylece hakikate ulaşılabileceği düşünülerek; az yemek, az içmek, cinsel ilişkiden uzak durmak, kapalı mekanlara çekilmek, az konuşmak ve toplumsal hayattan soyutlanmak gibi bazı yaşantısal öneri ve emirleri de birçok toplumda ortak paydada görebiliriz. İslam dininde de ramazan ayı ibadet için çok önemli bir aydır. Ramazan ayında tanyerinin ağarmasından güneş batımına kadar yiyecek ve içecekten uzak durulur. Amaç kişinin sadece aç ve susuz kalması değil, nefsini terbiye etmesi, Allah rızası için açlığa ve susuzluğa dayanması, varlığa şükretmesi ve durumu olmayan kişileri daha iyi anlamayı amaçlar. Oruç aynı zamanda yalandan, kötü sözden ve kötü düşüncelerden bütünüyle uzak durarak gerçekleştirilen bir ibadettir.

 

Ramazanda cinsel ilişkide bulunmak oruç tutan kişiler tarafından sıklıkla yasak, günah olarak bilinirken, bu konu en çok merak edilen ve sorulan konular arasındadır. Nefsin terbiye edilmesi ve bedensel zevklerden uzak kalınması denildiğinde cinsel anlamda zevk veren eylemlerden de uzak kalınması gerekir. Bu yasak sadece oruç tutulan saatler için geçerlidir. Bu saatler dışında eşler arasında cinsel ilişkide bulunmak, mastürbasyon yapmak yasaklanmamıştır.

İslam inancına göre oruç saatlerinde cinsel ilişkide bulunmak ve mastürbasyon yapmak orucu bozmaktadır. Gece uyurken bilinçsiz olarak boşalmakla ya da cinsel birleşme sonrasında uyuyakalmakla oruç bozulmaz. Din adamlarının önerdiği şekilde gereği yapılarak oruca devam edilebilir. İftardan hemen sonra cinsel ilişki özellikle kalp ve tansiyon hastalarının dikkat etmesi gereken çok önemli bir konudur. Kalp krizi ve beyin kanamalarını arttırma ihtimali olduğundan mide dolu iken cinsel ilişki önerilmez. Gerek manevi duyguların yoğunluğu gerek suçluluk duyguları gerekse oruç nedeniyle uzun saatler boyunca aç kalmanın ardından cinsel isteksizlik ve cinsel performansta azalmalar da görülebilir. Bu durumun geçici olduğu unutulmamalıdır. Eşlerin birbirlerine sarılmaları, birbirlerini tutkulu olmayan şekilde öpmeleri orucu bozmaz.

 

JİNEKOLOJİK MUAYENE ORUCU BOZAR MI?

Yine en çok merak edilen konulardan birisi de oruç tutarken vajinal yoldan jinekolojik muayenenin yapılıp yapılamayacağı konusudur. Oruç tutarken vajinal yoldan tedavi amaçlı muayene olmak orucu bozmaz. Son söz olarak; cinsellik sadece cinsel ilişki ile sınırlı olmayan çok geniş bir kavramdır. Bu nedenle ramazan ayında cinsellikle ilgili akla gelebilecek daha pek çok soru ve konu olabilir. Bunların her birisi için mutlaka uzman hekim ve din adamlarının bilimsel temele dayalı, konunun özünden sapmamış, akılcı görüşleri alınmalıdır.

 

Hürriyet Aile’de yayınlanmıştır. 

Vajinismus Başarı Hikayeleri

“Ben travmalı bir vajinismus hastasıydım”

İşi ehline bıraktığım için, güvendiğim için, adım attığım için ve BAŞARDIĞIM için çok mutluyum.

Herkes yapar ,ben yapamam” derken “Ben yaptiysam herkes yapar ” moduna geçiren Sevgili Doktorum; İnternette sizden bahseden bir sürü yazıyı okuduğumda çoğu yüzünüzde ki kocaman gülümsemenizden bahsediyordu. Diyordum ki ” 36 yaşındayım, 10 yıllık evliliğim var, tabii içimde büyüttüğüm korkum tamıtamına 26 yıl. Üzerime çökmüş bu kocaman dağı tatlı sözle, güler yüzle mi aşacağım?

vajinismus hastasıydım

“Ben travmalı bir vajinismus hastasıydım”

Kaç psikolog görmüşüm,
terapiler korkulu rüyam,
verilen egzersizleri de yapamıyorum zaten, bana artık kimse yardım edemez’ derken son bir kez daha denemenin kendime ve çok sevgili eşime borcum olduğunu düşünerek sizinle ilk görüşmemi yaptım.

Bu yazıyı okuyan arkadaşım; ben travmalı bir vajinismus hastasıydım. 10 yaşında annemin ve babamın beni idrar yolu enfeksiyonu olduğumu anlamayarak jinekoloğa götürmeleri ve o anda korkularımın başlamasıyla çocukluğum, gençliğim, en güzel günlerim kaygılarla heba oldu. Bunu anlatmamdaki sebep ne kadar zor bir vaka olduğumu yansıtabilmektir. Öncesinde başarısız terapilerim de oldu tabi ki…

Dilek Hanımla telefonda ilk konuştuğumuzda “ya yine olmazsa “dedim, ‘Yapamayanını hiç görmedim’ dedi. Sadece 3 seanstan bahsediliyor olması beni tedirgin etmişti. Burdan sonrası inanın çok kolay oldu. Sadece şuna inandım, kimbilir kaç hasta gördü, kaç doğuma girdi, kaç kritik vaka ile karşılaştı ve mesleğinin zirvesinde bir doktor. Vajinusmusu onunla halletmek çok eğlenceliydi:))

Laf aramızda güler yüzü karşısındakinde derin izler bırakıyor. Uzun zamandır kimseye bu kadar güvenmemiştim. İşi ehline bıraktığım için, güvendiğim için, adım attığım için ve BAŞARDIĞIM için çok mutluyum. Sadece oraya gittim O kadar! Bu muymuş dediğim bu illet senelerimi ziyan etti. Bunun için çok üzgünüm.

Dilek Hanım sizi çoook seviyorum ve minnetarım. Hayatıma kattığınız tüm güzellikler için, sabrınız için çok teşekkür ediyoruz. İyi ki varsınız ve iyi ki iyi ki karşılaştık…

‘Acaba sen de vajinismus olabilir misin?’

Vajinismus Başarı Hikayeleri

Vajinismus problemi yaşıyorsanız : “Ertelemeyin.”

Vajinismus problemi yaşayıp bu yazımı okuyanlara şunu demek istiyorum: Ertelemeyin!

Merhaba Dilek hanım..Nereden başlayacağımı bilemiyorum ama bildiğim bir şey var; 2 yıldır peşimizi bırakmayan Vajinismus probleminden nihayetinde kurtulduk. 2 yılım hep ertelemelerle, bugün olmadı yarın olurlarla geçti.

Doktora gitmeyi erteledim durdum. Sonunda sizi buldum ve ilk randevumu aldım. O ilk randevu tarihi gelene kadar buhranlar geçirdim, elim ayağım titreyerek geldim yanınıza ama sıcakkanlılığınız ve samimiyetiniz bana cesaret verdi. Eşimi de sürece katarak seanslara başladık.

Süreç çok bilgilendirici ve eğlenceli geçti. Korkacağım veya istemeyeceğim hiçbir şey yapmadık. Aksine anın tadını çıkarabileceğimiz bilgiler verdiniz bize. Vajinismusu odak noktası asla yapmadınız, doğru ve güzel cinsellik nedir onu gösterdiniz bize.. Sadece cinsellik de değil, eşlerin birbirine karşı nasıl davranması gerektiğinden, çocuk yetiştirmekten de bahsettiniz.

Sanırım vajinismus belamız olmasa bu bilgileri öğrenme şansımız da olmayacaktı. Son seansta mutluluktan havalara uçtum, o gün yüzümde aptal bir gülümsemeyle dolaştım hep.. Dedim bu muymuş? E ben bunu yapabilirim. Ve yaptım da..

Son seans sonrası araya giren regl dönemim beni “Acaba unutur muyum?” şüphesine düşürmüştü. Ama unutmadım ve o an mutluluktan hüngür hüngür ağladım. Hala inanamıyorum. Nasıl oldu nasıl yendim bilmiyorum çünkü beni zorlayacak hiçbir egzersiz hiçbir dayatma olmadı ve ben bunu 3 seans sonunda başarabildim.

Vajinismus problemi yaşayıp bu yazımı okuyanlara şunu demek istiyorum: Ertelemeyin! Ben, Dilek hanımla yollarımız keşke daha evvel kesişseydi diyorum, siz demeyin. Hemen bugün ipleri elinize alın ve vajinismusunuza veda edin.

‘Acaba sen de vajinismus olabilir misin?’

Vajinismus Başarı Hikayeleri

Vajinismus rahatsızlığında 4 yıllık tedavi

Vajinismus Rahatsızlığı

Birçok kadın doktoru gezdim, birçok psikiyatriste yönlendirildim…içimdeki korku her seferinde daha da büyüyordu.

Dilek Hanım’dan önce Vajinismus rahatsızlığı konusunda 4 yıllık bir tedavi geçmişim vardı. Bu süreçte birçok kadın doktoru gezdim. Bununla birlikte birçok psikiyatriste yönlendirildim. Hepsinin vermiş olduğu ev çalışmalarını yapmaya çalıştım fakat içimdeki korku her seferinde daha da büyüyordu. Çünkü her defasında başaramamış olmayı tekrar deneyimliyordum. Bu da bendeki umutsuzluğu arttırmıştı ve artık başarabileceğime dair inancımı neredeyse yitirmiştim.

Vajinismus rahatsızlığı

Daha sonra kafama koydum ve artık bu son olsun dedim. İyi bir araştırma yaparak Dilek Hanım’ı buldum. İnternet sitesindeki neredeyse tüm yorumlarını okudum. Videolarını izledim ve yeniden Vajinismusu aşacağıma dair bir umudum oldu içimde. Hiç vakit kaybetmeden gittim Dilek Hanım’a.

Daha ilk görüşmemizde ondaki kararlılığı ve mesleğine karşı hakimiyetini görünce cesaretim hiç olmadığı kadar attı ve hemen ilk seansımıza başlama kararını verdik. Dilek Hanım bu süreçte benim sadece doktorum olarak değil tıpkı bir yakınım gibi ve psikoloğum olarak yanımda durdu. Bu süreçte onun sayesinde, Vajinismus’un vermiş olduğu çaresizlik içerisinde kendimi yalnız olarak hissetmedim ve tıpkı ilk görüşmemizdeki kararlılığındaki ‘bunu yapmamamız için hiçbir neden yok’ sözündeki gibi, biz 4 senede aşamadığımız bu sorunu sadece 3, 4 seansta Dilek Hanım’la birlikte aştık.

Bunun yanı sıra Dilek Hanım’a istediğim zaman ulaşabilmem de bu süreçte hep benimle birlikte olduğunu hissettirdi bana. Bu sorunu aştıktan sonra Dilek Hanım gibi mesleğini hakkıyla yapan, bizim yeni bir hayata başlamamıza sebep olan birini önceden tanımadığım için çok üzüldüm. Fakat çok şükür ki 4 sene sonra da olsa sizi bulduk ve bir mucize gibi karşımıza çıktınız.

Benim hayatımda bir dönüm noktası oldu Dilek Hanım ile birlikte sadece Vajinismus sorunumu yenmedim. Hayata bakış açımız değişti, kendime olan güvenim, verdiğim değer arttı, evliliğimde sarsılan taşlar yerine oturdu sağlamlaştı, demek isterim ki Dilek Hanım bir kadın doktoru olmanın çok ötesinde bir doktor, kendi alanında kendisine birçok şey katarak profesyonelliğini kanıtlamış bir kişidir. 

E.Ç.

Basın Odası Blog

Cinsel İlişki Konusunda Daha Özgüvenli Olun!

Cinsel İlişki kişilerin biyolojik, fizyolojik ve sosyal yönleriyle yaşadıkları bir birleşmedir. Kişilerin hayatın diğer alanlarındaki duruşu çok az değişiklikler gösterse de cinsel hayatta da benzerdir.

Cinsel İlişki Konusunda Daha Özgüvenli Olun!

[toc]

Özgüven; bebeklik ve çocukluk çağlarında, hayatımızın neredeyse her alanında düşüncelerimizi, duygularımızı, seçimlerimizi ve davranışlarımızı etkileyen bir konu. Kişinin kendisini yeterli, değerli, sevilebilir hissetmesi, yürekli ve cesaretli olduğu konusunda olumlu duygular geliştirmesiyle ilgilidir. Bu duygular içinde olan birey hem kendisiyle hem de çevresindekilerle sevgi ve güvene dayalı ilişkiler kurma konusunda başarılıdır. Kendini sevme, kendini tanıma konusunda yetersiz, olumsuz düşünme alışkanlığında olan özgüvensiz kişiler cinsel hayatlarında yeterince tatmin duygusunu yaşayamazlar.

Hangi koşullar yatağa özgüvensiz bir biçimde girmeye neden oluyor?

Cinsellik hakkında yeterince bilgi sahibi olmamak kadar, doğru olduğu sanılan bir sürü yanlış bilgi de kişilerin yatağa özgüvensiz girmelerine neden olur. Kadın ve erkek bedenini yeterince tanımayan, kendisinin ve partnerinin ihtiyaçlarını tam olarak bilemeyen, bunları utanma duygusu nedeniyle soramayan ya da kendi ihtiyaçlarını söyleyemeyen kişiler, kendileri cinsel doyuma ulaşamadıkları gibi partnerlerine de yeterince zevk veremezler. Performans endişesi yani başaramama korkusu, sonuca odaklanıp anın tadını çıkaramama alışkanlığı, yeterince sevildiğinden ve kendisine değer verildiğinden emin olamama, partnerine güvensizlik ve terk edilme korkusu yaşama, vücudunun bazı bölümlerini beğenmeme, çirkin bulma nedeniyle hissedilen yetersizlik duygusu da haz alıp haz vermeyi engeller.

Daha önce cinsel bir deneyimi olmamak kadar, olumsuz deneyim yaşamış olmak, partnerinin aşalayıcı , destekten uzak, şiddet içeren yada aşırı koruyucu davranışlarına maruz kalmak da cinsel hazzı yaşama yönünde en büyük engel ve yatağa özgüvensiz girme nedenlerindendir.

Modern ,teknolojik ve iş temposu yüksek dünyanın hangi etkileri yatakta özgüvensiz ve isteksiz olmaya itiyor?

¬Uzun ve yorucu çalışma saatleri, yoğun trafik nedeniyle çok erken uyanıp , evden erken çıkmak, geç saatte eve gelmek, rekebetçi çalışma ortamının verdiği yorgunluk, uykusuzluk ve stres kişilerin cinsel hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Sanal ortamlarda yapılan iletişim ruhsal olarak doyumlu bir duygu yaratmıyor. Çiftler bu şartlar altında birbirlerine daha az zaman ayırıyorlar ve cinsel yaşamlarını kısa zamanlara, hafta sonlarına yada tatillere sıkıştırmaya çalışıyorlar. Sıklıkla cinselliklerinden vazgeçiyorlar.

Stres, cinsel zevki yaşamanın önündeki en büyük engeldir. Çünkü cinsel arkın başından sonuna kadar yani cinsel istek ve uyarılma aşamasından orgazma kadar geçen süreçte kişinin zihninin dingin ve rahat olması gerekir. Uyumlu ve hazza dayalı bir cinsel ilişki de çifti birbirine daha çok yaklaştırır.

Toplumsal etkilere bakıldığında özgüven sorununu daha çok kadın yaşıyor diyebilir miyiz?

Özgüven hem kadının hem de erkeğin eksiklik duyabileceği bir kavramdır. Konuya cinsellik açısından baktığımızda ve toplumun bütün kesimlerini düşündüğümüzde kadınlarda özgüven eksikliğinin erkeklerden daha çok olduğunu görebiliriz. Ataerkil toplumlarda kadın cinselliği sürekli denetim altındadır. Bir kız çocuğu namus, bekaret kavramlarıyla hayatının çok erken dönemlerinde karşılaşır ve onu titizlikle koruması gerektiğini öğrenir. Karşı cinsle ilişkiler konusunda sıklıkla kaygı ve utanç duyar.

Cinsel ilgi ve davranışları kısıtlanır, cinselliğin günah ve ayıp olduğu düşünleriyle büyür. Yetişkin olduktan sonra da cinsel arzularını bastırmayı öğrendiğinden, cinsellik bir sıkıntı kaynağı olur. Cinsel ilgi ve ilişkilerinde suçluluk ve utanç vardır. Cinsel yönden özgüveni gelişmediğinden partneriyle mutlu bir cinsel birliktelik yaşayamaz. Cinselliği arzulamayan , sadece eşine cevap veren , sıklıkla cinsel şiddete maruz kalan , namus cinayetlerine kurban giden yine hep kadın olur.

Özgüveni yüksek bir cinsel yaşamda iletişimin önemi nedir?

Eşler arasında iletişim; her türlü biçim ve yolla, sözlü veya sözsüz duygu, düşünce, bilgi ve haber paylaşımıdır. Özgüvenli, cinsellik dışında da sağlıklı iletişim kurabilen kişiler, cinsel yaşamları hakkında da konuşabilirler. Arzu ve isteklerini rahatlıkla dile getirebilirler. Kendilerine nasıl davranılmasını istediklerini, nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadıklarını söyleyebilirler. Sorunları hakkında konuşabilirler. Bunları konuşurken , utanma, yetersizlik, sevgiyi kaybetme , terkedilme korkuları yaşamazlar.

Özgüveni düşük olan kişiler ise cinsellikle ilgili konuları konuşmaktan kaçınırlar yada konuşurken sıkıntı yaşarlar. Konuşulmayan konular, çözümlenmeyen ,problemler , eşler arasında kızgınlık, kırgınlık ve nefrete dönüşmeye başlar. Bu durum cinsel isteksizliğe neden olurken , ilişkinin en temel taşlarından birisi yerinden oynamaya başlar. Çift gittikçe birbirinden uzaklaşır.

İletişimde kullanılması gereken dil ve beden dili nasıl olmalıdır?

Birinin anlatmak istediği ve anlattığı şey ile karşı tarafın da anladığı aynı ise bu sağlıklı bir iletişimdir. Sağlıklı iletişimin olmazsa olmazı empatidir. Empati karşıdakinin duygu ve düşüncelerini anlamak ve bunu ona hissettirmek demektir. Kişiler kendilerini anlayan kişilere yakınlık duyarlar. Bu nedenle de anlaşılmak çok önemli bir ihtiyaçtır.

Direk karşıdakini hedef alan suçlayıcı ve yargılayıcı cümleler yerine olaylar karşısında kendi duygularından bahsetmek , karşıdaki kişinin savunmaya veya saldırıya geçişini engelleyerek anlayışlı olmasını sağlayacaktır. İmalı ve dolaylı konuşmalar yerine ne söylemek istendiği net olarak ve ben dili kullanarak anlatıldığında, beden dili ve ses tonu da buna uyum sağlayacak ve tartışmanın konusu ne olursa olsun sağlıklı bir iletişim kurulacaktır.

İlişkilerinde sevgilerini ifade eden, tutkulu, duygularını gün içinde sözle veya mesajla belirten belirten çiftler yatak odalarında daha mutlu olacaklardır. Duygusal olarak yakın olmak yanında fiziksel olarak da yakınlaşan, dokunan, öpüşen , masaj yapan, sarılan çiftlerin yaşadığı tatmin daha fazla olacaktır.

İletişimin önemi kadar , tutkuyu arttırmaya çalışmak özgüven konusunda destekçi midir?

İlişkilerde ilk zamanlardaki tutku ve heyecan zamanla azalmaya başlar ve sıradanlaşır. Bu çok doğal bir durumdur. Ancak tutkulu bir ilişkiyi sürdürmek karşılıklı çaba ister. Özgüveni yüksek olan kişi ilişkideki monotonluğu fark eder ve yeni keşifler ve maceralara atılmak için kendisini yeterli ve güvenli hisseder. Partnerinin tüm duyularına hitabeden sürprizleri , şaşırtmacaları , değişik pozisyon ve mekanları denemekten çekinmez . Sonuç olarak da daha çok arzulandığını hisseden kişinin de özgüveni desteklenmiş olur.

Peki işin içinde cinsel isteksizlik varsa? İlk önce özgüven mi tamir edilmeli, isteği arttırmaya yönelik mi çabalamalı?

Cinsel istek pek çok şeyden kolaylıkla etkilenir. Öncelikle cinsel isteksizliğin nedenleri tespit edilmeli ve bunlar üzerinde çalışılmalıdır. Hormonlarla ilgili , genel sağlıkla ilgili sorunlar varsa gereken tıbbi tedavi yapılmalıdır. Eşle ilgili bir sorun varsa çift terapisi alınabilir.

Cinsel bilgi ve tecrübe eksikliği varsa, cinsellikle ilgili sorun yaşanıyorsa bu hem cinsel isteksizliğe hem de yatak odasında özgüven eksikliğine neden olacağından bilgi ve beceriyi arttırmaya yönelik cinsel terapi alınmalıdır. Hayata ait, iş sorunları, parasal konular, yakın akrabalara ait sağlık ve ilişkisel sorunlar da cinsel isteksizliğe neden olur. Bunlarla da başa çıkma stratejileri geliştirilmelidir.

Özgüven eksikliği kişinin karşı cinsle ilişki kurmasını engelleyecek şekilde ise psikoterapi desteği alınmalıdır. Cinsel isteksizliğe neden olan özgüven eksikliğinin sebebi kişinin bedeni ile ilgili algısı ise bu konuda psikolojik desteğin yanı sıra estetik operasyonlar da düşünülebilir.

Özel anlarda daha özgüvenli hissetmek çin neler yapmalı?

Kişilerin özgüven hissi değişken olabilir. Bazı durumlarda daha azken bazı durumlarda daha fazla olabilir. Özgüvenin düşük olduğu alanlarda bazı değişikliklerle ve biraz çaba ile daha özgüvenli hissetmek mümkün olabilir.

Rahat, hoş ve güvenli bir ortam oluşturulabilir.

Bakımlı ve temiz olmak, ağız ve diş sağlığına dikkat etmek, genital temizliğe özen göstermek çok önmelidir.

Özenli ve çekici iç çamaşırları tercih edilebilir.

Cinsel bilgi ve beceriler geliştirilebilir.

Öncesinde sex ve cinsellik hakkında, istek ve arzular konusunda konuşulabilir.

Spor ve dengeli beslenmeye özen gösterilerek, fiziksel görüntü takıntıları giderilmeye çalışılabilinir.

Rahatlama ve gevşeme sağlayacak meditasyon , gevşeme egzersizleri yapılabilir.

Hoşgörülü, sabırlı, tutkulu, esnek , maceracı ve keşiflere açık olunabilir.

İyi ve özgüveni bol bir yatak odası kişinin günlük yaşamına nasıl katkılar sağlıyor?

Karşılıklı olarak özgüveni bol bir yatak odasında çiftler mutlu, haz dolu bir birliktelik içindedirler. Bu deneyim aynı zamanda onların özgüvenini yeniden canlandırdığı gibi ilişkilerini de güçlendirir. Cinsel hazza ulaşmış olan kişilerin diğer bireylerle olan iletişimi de olumludur. Cinsel haz insana pek çok yönden kendini iyi hissettirir. Stresi azalttığı gibi, kalori yaktırır . Gerginliği azaltır, rahat uyumayı sağlar. Baş ağrısını ve adet sancılarını azaltır.

Formsante Dergisi Aralık Sayısında yayınlanmıştır. İşte vajinismus hastalarının yorumları

Cinsel İsteksizlik

Cinsel Tiksinti Bozukluğu Nedir?

Cinsel tiksinti bozukluğunun görülme sıklığı kadınlarda daha fazladır. Tiksinti, cinsel ilişkinin herhangi bir bölümüyle ilgili olabileceği gibi tüm cinsel uyaranlara karşı tiksinti duymak şeklinde de olabilir. Cinsel tiksinti bozukluğu yaşayan kişiler, cinsellikle ilgili davranışlarda olduğu kadar düşünce kısmında, cinsel fantezilerinde bile bu sorunu yaşayabilirler. Cinsel ilişkiye girmek kadar cinsel organlara bakmak, dokunmak, cinsel salgılarla bulaşmak, cinsel organların kendine has kokuları, hatta öpüşmek bile iğrenç ve tiksindirici olabilir.

Cinsel Tiksinti Bozukluğu

CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Cinsel tiksinti bozukluğu yaşayan kişiler cinsellikten kaçınma davranışları gösterir. Bu kişilerde cinsel istek hat safhada azalmıştır. Cinsel tiksinti bozukluğu olan kişiler cinsellikle ilgili eylem söz konusu olduğunda yoğun korku, bulantı, gerginlik, çarpıntı, bayılma hissi gibi fiziksel durumlar yaşarlar.

Obsesif kompulsif bozukluk (titizlik veya takıntı hastalığı), anksiyete bozuklukları, fobiler, post travmatik stres bozukluğu (travma sonrası stres bozukluğu) gibi ruhsal sorunlar da sıklıkla eşlik eder.

CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU NEDEN OLUR?

Cinsel tiksinti yanlış ve eksik değer yargıları ve bilgilendirme, cinsellikle ilgili yasaklar, baskılar, aşırı muhafazakâr ve katı din ve ahlak kuralları ile büyütülmek, cinsel istismar, taciz, tecavüz durumları cinsel tiksinti bozukluğuna sebep olabilmektedir. Bütün cinsel aktivitelere karşı olumsuz bir tutum takınma ve uzak durma çok erken yaşlardan itibaren başlamış olabilir.

Erken yaşta gelişen cinsel tiksinti bozukluğu, kadınlarda vajinismus, erkeklerde ereksiyon bozukluğu ve erken boşalma gibi diğer cinsel sorunların yaşanmasına da zemin hazırlayabilir. Panik bozukluğu, yeme bozuklukları, fobiler ve takıntı durumları gibi ruhsal sorunlar bu grupta daha sıktır.

Erken çocukluk ve ergenlik dönemlerinde mastürbasyon deneyimleri olmadığı gibi evlilik öncesi de cinsel birliktelikleri de genellikle yoktur. Sorun sıklıkla, partnere özgü değil, genel olarak cinsellik kavramıyla ilgilidir. Sonradan gelişen tipte ise kişinin daha öncesinde tatmin edici bir cinsel yaşantısı vardır. Daha çok ilişkide bulunulan kişiyle ilgili olabilir. Cinsel veya psikolojik travma yaşamış olma ihtimali de fazladır. Cinsel ilişki ruhsal ve fiziksel olarak ağrılı hale gelmiştir ve durumun şiddeti gittikçe artar.

CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Cinsel tiksinti bozukluğu bu konuda deneyimli bir cinsel terapist ile birlikte bütünüyle tedavi edilebilir bir durumdur. Eşlik eden başka bir ruhsal sorun, geçmişte yaşanan ciddi bir travma öyküsü yoksa, motivasyonu yüksek, uyumlu ve destekleyici bir partner desteği ile kolaylıkla çözülebilmektedir.

Tedavi, sağlıklı ve mutlu bir cinsellik yaşanmasının önündeki engelleri kaldırmaya yönelik olarak, bilişsel ve davranışçı yöntemlerle, cinselliğin yeniden yapılandırılması, doğru bilgilendirme ve uyarı teknikleri, hipnoz ve sistematik duyarsızlaştırma şeklinde yapılmaktadır

Mutlu bir ilişkiyi devam ettirmenin 5 altın anahtarı makalemizi okudunuz mu?